1 00:00:07,382 --> 00:00:11,094 BU FİLM, GERÇEKTE YAŞANMIŞ TRAVMATİK BİR OLAYLA İLGİLİ BİLGİLER İÇERMEKTEDİR. 2 00:00:11,177 --> 00:00:14,014 RAHATSIZ EDİCİ SAHNELER OLABİLİR. 3 00:00:59,976 --> 00:01:01,728 Çok güzel bir gündü. 4 00:01:03,188 --> 00:01:06,066 Yanardağın sıcaklığı hissediliyordu. 5 00:01:07,108 --> 00:01:09,611 Yerin sıcaklığı hissediliyordu. 6 00:01:12,989 --> 00:01:15,533 Çok güzel sarı renkler vardı. 7 00:01:15,617 --> 00:01:17,494 Koyu turuncu renkler de vardı. 8 00:01:18,578 --> 00:01:20,830 Her yer rengârenkti. 9 00:01:22,332 --> 00:01:24,542 Yerden buharlar çıkıyordu. 10 00:01:26,419 --> 00:01:29,088 Nefes kesen bir görüntüydü. 11 00:01:32,550 --> 00:01:34,928 Sanki Mars gibiydi. 12 00:01:38,848 --> 00:01:42,852 Düşündüğümden çok daha fazla buhar vardı. 13 00:01:45,605 --> 00:01:47,148 Hem güzel hem korkunç bir şey 14 00:01:47,899 --> 00:01:51,319 olduğunu biliyor ve onu görmek istiyordunuz 15 00:01:52,695 --> 00:01:57,325 ama gezi rehberlerimiz "Kraterin kenarına yaklaşmayın." demişti 16 00:02:04,040 --> 00:02:05,875 Çok endişelenmeye başlayıp 17 00:02:05,959 --> 00:02:07,836 rehberimizle konuştum. 18 00:02:07,919 --> 00:02:11,965 "Püskürme olursa ne yapacağız?" diye sordum. 19 00:02:12,048 --> 00:02:14,509 "Çünkü biraz gerilmeye başladım." 20 00:02:16,803 --> 00:02:18,096 Karımı her şeyden çok severim 21 00:02:18,179 --> 00:02:21,057 ama kaygılanmak onun için tuhaf bir şey değil. 22 00:02:21,141 --> 00:02:24,769 O yüzden çok fazla önemsemedim. 23 00:02:26,646 --> 00:02:30,150 Hatta "Püskürmeyecek." bile dedim. 24 00:02:36,948 --> 00:02:43,496 KURTARMA OPERASYONU: WHAKAARI VOLKANI 25 00:02:53,256 --> 00:02:58,469 KUZEY ADASI, YENİ ZELANDA 26 00:03:01,306 --> 00:03:02,432 Genç bir Kiwi'nin 27 00:03:02,515 --> 00:03:04,183 büyümesi için daha iyi bir yer var mı? 28 00:03:06,436 --> 00:03:11,149 Tepeler var. Avlanabilirsin, balık tutabilirsin. 29 00:03:17,363 --> 00:03:18,907 Okyanusta yüzebilirsin. 30 00:03:21,242 --> 00:03:23,995 Daha iyisi yoktur. 31 00:03:27,999 --> 00:03:31,336 Whakatāne maceralarla dolu çok güzel bir topluluk. 32 00:03:39,886 --> 00:03:44,682 Coğrafi açıdan Kuzey Adası'nın doğu kıyısındayız. 33 00:03:45,767 --> 00:03:47,018 Şurası Auckland. 34 00:03:49,103 --> 00:03:52,440 Aşağıdaki kıyı da Whakatāne. 35 00:03:53,524 --> 00:03:58,446 İnsanlar "Wock-a-tain", "Feck-a-tah-nee" ya da "Wock-a-tah-nee" 36 00:03:58,529 --> 00:04:00,323 gibi telaffuz ediyor. 37 00:04:01,616 --> 00:04:02,784 MERHABA WHAKATĀNE 38 00:04:02,867 --> 00:04:07,247 Ufak bir topluluk ve temelinde çok fazla sevgi barındırıyor. 39 00:04:16,256 --> 00:04:19,550 Whakatāne'de 38.000 kişi yaşıyor. 40 00:04:20,051 --> 00:04:24,889 Burada Maori olmayan nüfus yüzde 51 41 00:04:24,973 --> 00:04:27,850 ve yüzde 48'i de Maoriler. 42 00:04:30,353 --> 00:04:32,981 Topluluklarımız birbirini destekler. 43 00:04:36,567 --> 00:04:40,655 Yaşayan, aktif, nefes alan, yanardağını da içinde barındıran 44 00:04:40,738 --> 00:04:45,493 birlikte yaşadığımız güzel bir bölgemiz var. 45 00:04:45,576 --> 00:04:49,831 Yanardağın adı Whakaari ya da diğer adıyla "Beyaz Ada." 46 00:04:53,876 --> 00:04:59,340 Beyaz Ada, Whakatāne sahilinden yaklaşık 48 kilometre açıkta. 47 00:05:00,717 --> 00:05:02,802 Sahilde arabayla dolaşırken 48 00:05:02,885 --> 00:05:04,595 ufka baktığınızda 49 00:05:04,679 --> 00:05:07,849 kraterden çıkan büyük, 50 00:05:07,932 --> 00:05:10,184 beyaz duman bulutlarını görüyorsunuz. 51 00:05:12,437 --> 00:05:17,817 Gerçekten muhteşem. Doğanın en saf güzelliği. 52 00:05:21,696 --> 00:05:25,283 Halk masallarımızda geçmişimiz dağlara dayanır. 53 00:05:25,950 --> 00:05:27,952 Biz aslında Whakaari'nin soyundan geliyoruz. 54 00:05:29,287 --> 00:05:32,665 Biz adanın koruyucularıyız. 55 00:05:33,249 --> 00:05:38,713 O başlı başına müthiş bir enerji ve güç kaynağıdır… 56 00:05:40,798 --> 00:05:44,093 …ama aynı zamanda turistik açıdan da yeri çok özeldir. 57 00:05:44,177 --> 00:05:45,303 BEYAZ ADA YOLU WHAKATĀNE HAVALİMANI 58 00:05:45,386 --> 00:05:47,722 BEYAZ ADA TURLARI 59 00:05:48,598 --> 00:05:50,641 İnsanlar Beyaz Ada'ya bayılıyor. 60 00:05:50,725 --> 00:05:53,436 Burada Beyaz Ada turlarıyla bağlantılı çok insan var. 61 00:05:54,812 --> 00:05:56,522 Restoranlarımız… 62 00:05:56,606 --> 00:05:57,482 BEYAZ ADA KAFE 63 00:05:57,565 --> 00:05:59,025 …motellerimiz, 64 00:05:59,525 --> 00:06:02,111 her şey. Dükkânlarımız, butiklerimiz. 65 00:06:02,195 --> 00:06:03,112 GÖRMEK İSTİYORUM. DENEYİMLEMEK İSTİYORUM. KEŞFETMEK İSTİYORUM 66 00:06:04,781 --> 00:06:09,911 Hepsi, macera turizminin kasabamıza getirdiği insanlara bel bağlamış durumda. 67 00:06:14,373 --> 00:06:19,295 CHARLESTON, GÜNEY CAROLINA 68 00:06:19,378 --> 00:06:21,464 Düğünümüz… 69 00:06:21,547 --> 00:06:25,384 …mükemmel, büyüleyici bir gündü. 70 00:06:25,468 --> 00:06:28,679 Hayatım boyunca o kadar gülümsediğimi sanmıyorum. 71 00:06:35,978 --> 00:06:37,396 Ben bir maceraperestim. 72 00:06:37,480 --> 00:06:40,399 O kesinlikle bir maceraperest değil. 73 00:06:40,483 --> 00:06:44,195 Ben daha çok uzanmayı seven bir kızım. 74 00:06:44,278 --> 00:06:47,907 Sahilde dinlenir ya da öyle bir şey yaparım. 75 00:06:48,616 --> 00:06:51,494 Balayımız için gemi seyahatlerine bakmaya başladık. 76 00:06:51,577 --> 00:06:54,288 Yeni Zelanda'ya giden bir tane bulduk. 77 00:06:54,372 --> 00:06:58,167 "Bu harika. Yeni Zelanda'nın harika bir coğrafyası 78 00:06:58,251 --> 00:07:01,546 ve turistik yerleri var. Mükemmel görünüyor." 79 00:07:04,090 --> 00:07:05,550 Kız kardeşimle ben 80 00:07:05,633 --> 00:07:08,719 adrenalinimizi yükselten her şeyi severiz. 81 00:07:08,803 --> 00:07:12,014 Zevk veren riskleri seviyoruz. 82 00:07:16,394 --> 00:07:18,271 Auckland Tower'dan atladık. 83 00:07:21,065 --> 00:07:23,276 Karanlık su raftingi yaptık. 84 00:07:25,194 --> 00:07:28,781 Annemle babam daha önceden birkaç kere gemi seyahatine çıkmıştı 85 00:07:28,865 --> 00:07:31,868 ve çok eğlenmişlerdi. Kız kardeşimle bana 86 00:07:31,951 --> 00:07:36,998 Yeni Zelanda'ya gemi seyahati yapma fikriyle geldiler. 87 00:07:37,081 --> 00:07:41,294 Bu seyahatte ana karaya gezi seçeneğimiz de vardı. 88 00:07:42,587 --> 00:07:44,964 Gideceğimiz geziyi bir gün ben seçiyordum, 89 00:07:45,047 --> 00:07:48,092 bir gün de Matt seçiyordu. 90 00:07:48,176 --> 00:07:53,890 Dokuz Aralık, Matt'in gezi seçme günüydü. 91 00:07:54,474 --> 00:07:58,769 Bilimle ilgili her şeyi seviyorum ve kulağa çok ilginç gelmişti. 92 00:07:58,853 --> 00:08:02,064 Yürüyerek gidip görebileceğiniz gerçek bir yanardağ. 93 00:08:02,148 --> 00:08:03,483 BEYAZ ADA YANARDAĞ DENEYİMİ GEMİ VE TUR KEŞFİ 94 00:08:03,566 --> 00:08:07,278 Beyaz Ada, dünyanın en aktif yanardağlarından biri olduğu için 95 00:08:07,361 --> 00:08:11,282 normalde yapamayacağınız farklı bir şeydi. 96 00:08:11,365 --> 00:08:13,117 OLAYA YAKLAŞIN 97 00:08:13,201 --> 00:08:15,453 Açıklamalarına göre kolay bir tırmanıştı. 98 00:08:15,536 --> 00:08:18,748 Oraya çıkmak için kaya tırmanışı donanımına falan gerek yoktu. 99 00:08:18,831 --> 00:08:23,753 Olay sadece yürüyerek kratere gitmek, içine bakıp muhteşem yanardağı görmekti. 100 00:08:23,836 --> 00:08:25,296 DUMANI ÜSTÜNDE HARİKA BİR ASİT GÖLÜ 101 00:08:25,880 --> 00:08:28,633 Açıklamalarına göre tehlikeli değil, heyecanlı gibi geliyordu. 102 00:08:29,634 --> 00:08:31,594 "Tamam, iyi görünüyor." dedim. 103 00:08:31,677 --> 00:08:34,347 Açıklamalara baktık ve "Tamam." dedim. 104 00:08:45,316 --> 00:08:47,818 Hamilton, Yeni Zelanda'da yaşıyoruz. 105 00:08:47,902 --> 00:08:51,822 Bir kilisede papazım. 106 00:08:52,698 --> 00:08:58,579 Kızım okulda jeoloji ve yanardağ hareketleri okudu. 107 00:08:58,663 --> 00:09:03,209 "Fırsatımız varken gitmeliyiz." dedim. 108 00:09:05,253 --> 00:09:07,797 Ellinci doğum günümdeyse 109 00:09:07,880 --> 00:09:12,677 Whakaari'ye bilet alıp bana sürpriz yaptı. 110 00:09:14,011 --> 00:09:16,847 9 ARALIK 2019 111 00:09:16,931 --> 00:09:19,267 Pazartesi sabahı. Sakin. 112 00:09:19,350 --> 00:09:21,435 Pek trafik yok. 113 00:09:22,186 --> 00:09:27,066 Turun ofisine geldik ve birkaç 114 00:09:27,942 --> 00:09:33,197 güvenlik evrakını okuduk. Sonra iletişim ve yakın akraba bilgilerimizi 115 00:09:33,281 --> 00:09:35,866 doldurmamız istendi. 116 00:09:35,950 --> 00:09:37,868 BEYAZ ADA TURLARI 117 00:09:37,952 --> 00:09:41,038 Bir risk olduğunu biliyorum ve orada kızımla birlikteyim. 118 00:09:41,122 --> 00:09:43,082 Onu asla tehlikeye atmam 119 00:09:43,165 --> 00:09:47,420 ama hiçbir noktada yaptığımız şey beni korkutmadı. 120 00:09:50,756 --> 00:09:52,300 Merhaba. Günaydın. 121 00:09:52,383 --> 00:09:57,096 O gün adayı turlayan birkaç tekne vardı. 122 00:09:57,179 --> 00:09:58,973 Bizi Phoenix'e bindirdiler. 123 00:10:02,518 --> 00:10:03,978 İskeleden ayrıldık. 124 00:10:04,061 --> 00:10:08,399 Nehirde beş on dakika gittik. 125 00:10:09,692 --> 00:10:13,738 Nehir ağzını geçip açık okyanusa varıyoruz. 126 00:10:15,239 --> 00:10:18,451 Oradan da Beyaz Ada'ya gidiyoruz. 127 00:10:26,792 --> 00:10:31,547 Ana gemiden sabah dokuz gibi ayrıldık. 128 00:10:32,048 --> 00:10:35,926 Whakatāne'ye bir saatlik bir otobüs yolculuğu yaptık. 129 00:10:36,010 --> 00:10:41,057 Diğer 40 kadar turistle tekneye bineceğimiz limana geldik. 130 00:10:42,308 --> 00:10:46,103 Te Puia'ya çıktık. 131 00:10:46,187 --> 00:10:47,938 Gezi rehberi "Tekne yepyeni." dedi. 132 00:10:48,022 --> 00:10:49,732 Sanırım o yıl almışlardı. 133 00:10:51,400 --> 00:10:54,195 Te Puia'de dört gezi rehberi vardı. 134 00:10:54,278 --> 00:10:56,530 Whakatāne yerlileriydi. 135 00:10:56,614 --> 00:11:00,409 Beyaz Ada'nın tarihini anlatacakları için çok heyecanlılardı. 136 00:11:02,662 --> 00:11:05,039 9 Aralık sabahı 137 00:11:05,623 --> 00:11:10,878 rehberler Hayden, Tipene, Jake ve bendik. 138 00:11:11,754 --> 00:11:16,467 Tekneyi hazırladık ve normal bir gün gibi ayrıldık. 139 00:11:17,093 --> 00:11:20,805 Kıyıya yakınken iç krater bölgesinde tam rehberli bir tura çıkacağız. 140 00:11:20,888 --> 00:11:24,183 Yaklaşık bir ilâ bir buçuk saat arası sürecek. 141 00:11:24,266 --> 00:11:26,435 Erkek kardeşim Hayden açık havayı severdi 142 00:11:27,019 --> 00:11:29,605 ve yaza özel bir tutkusu vardı. 143 00:11:31,023 --> 00:11:35,528 2009'da Whakaari'de gezi rehberliğine başladı. 144 00:11:36,362 --> 00:11:40,533 Hayden, adaya yaptığı her gezinin ayrıntılı bir günlüğünü tutmuş 145 00:11:40,616 --> 00:11:43,702 ve 1.111 gezi yapmıştı. 146 00:11:45,037 --> 00:11:46,414 Bu inanılmaz. 147 00:11:46,497 --> 00:11:52,002 Hayden'ın adaya yaptığı 1.111. gezi olduğunu bilmiyordum. Hayır. 148 00:11:54,547 --> 00:11:57,675 Hayden muhtemelen en uzun süredir rehberlik yapan kişiydi. 149 00:11:58,592 --> 00:12:01,429 İş yerindeki eğitimime yardım etti. 150 00:12:01,512 --> 00:12:04,807 İşten sonra yerel balıkçı kulübüne 151 00:12:06,183 --> 00:12:10,771 ya da Tarawera Şelalesi'ne giderdik. 152 00:12:12,231 --> 00:12:13,774 Maceraya her zaman vardı. 153 00:12:16,277 --> 00:12:19,905 O bölgeye büyük bir tutkuyla bağlandı. 154 00:12:21,115 --> 00:12:23,242 Sadece Whakaari ya da yanardağ değil. 155 00:12:32,001 --> 00:12:38,883 WHAKAARI / BEYAZ ADA 156 00:12:38,966 --> 00:12:42,428 Rüzgâr esiyordu, dalgalar oldukça büyüktü. 157 00:12:42,511 --> 00:12:45,890 Zavallı yolcuların çoğu 158 00:12:45,973 --> 00:12:48,767 deniz tuttuğu için 159 00:12:48,851 --> 00:12:50,436 Te Puia'nin arkasına gitti. 160 00:12:51,479 --> 00:12:53,230 Ailemle oturuyordum. Onlarla 161 00:12:54,565 --> 00:12:56,942 dalga geçmiyorduk ama biraz gülüyorduk. 162 00:12:57,026 --> 00:12:59,945 Kendi kendimize sırıtıyorduk. Suda olmaktan çok keyif alıyorduk. 163 00:13:00,029 --> 00:13:02,948 Sallantılı yolculuktan keyif alıyorduk. 164 00:13:04,867 --> 00:13:08,078 Denizin ne kadar sert olacağı hiç aklımıza gelmemişti. 165 00:13:08,829 --> 00:13:11,832 Yaklaşık 90 dakikadır teknedeydik. 166 00:13:11,916 --> 00:13:15,461 Teknenin sürekli inip kalkmasından 167 00:13:16,045 --> 00:13:19,507 en az yedi sekiz kişi kustu. 168 00:13:19,590 --> 00:13:23,886 Bir okyanusu bir denizi, bir okyanusu bir denizi görüyordunuz. 169 00:13:25,012 --> 00:13:26,805 Ben de neredeyse kusacaktım. 170 00:13:26,889 --> 00:13:29,808 Resmen midemi böyle tutuyordum. 171 00:13:33,729 --> 00:13:36,357 Bir buçuk saat gidiş, bir buçuk saat dönüş. 172 00:13:37,316 --> 00:13:39,693 Bazı günler zor, 173 00:13:39,777 --> 00:13:42,988 korkunç olabilir. Teknede bir saat kalmaya alışık değilseniz 174 00:13:43,656 --> 00:13:45,324 denize hemen alışamazsınız. 175 00:13:48,244 --> 00:13:49,745 Tabii bir seçenek daha vardı. 176 00:13:49,828 --> 00:13:53,040 Helikopter tutabilirsiniz. Sadece 20 dakika süren bir uçuş. 177 00:13:55,501 --> 00:13:56,794 O gün uyandığımda 178 00:13:56,877 --> 00:13:59,547 biraz gergin, biraz stresliydim. 179 00:14:00,673 --> 00:14:06,262 İlk defa o gün yolcuları tek başıma uçurma izni almıştım. 180 00:14:10,057 --> 00:14:13,477 Lisansımı almak için ilk Yeni Zelanda'ya gittim. 181 00:14:15,187 --> 00:14:17,439 Uçmayı öğrenmek için güzel bir yer aradım. 182 00:14:21,068 --> 00:14:22,027 Açık bir günde 183 00:14:22,111 --> 00:14:24,947 ana karadan havalanıyorsanız Beyaz Ada'yı görebilirsiniz. 184 00:14:25,656 --> 00:14:27,116 Ona doğru dümdüz uçabilirsiniz. 185 00:14:30,035 --> 00:14:35,040 O günkü hava koşulları mükemmeldi. 186 00:14:44,675 --> 00:14:48,679 Phoenix adaya çok yaklaştığında 187 00:14:48,762 --> 00:14:52,600 mürettebat bizi iniş için hazırlamaya başladı. 188 00:14:53,893 --> 00:14:57,813 Kızım "Hadi baba. Adaya ilk ben gitmek istiyorum." dedi. 189 00:15:14,622 --> 00:15:16,790 Tur başladı 190 00:15:16,874 --> 00:15:18,834 ve yavaşça yürüdük. 191 00:15:20,544 --> 00:15:22,880 İki gezi rehberinden biri önden gitti 192 00:15:22,963 --> 00:15:27,092 diğeri de arkadan. Biz grup olarak aralarındaydık. 193 00:15:39,730 --> 00:15:42,107 Yaklaştığınızda sanki Jurassic Park'tan 194 00:15:42,191 --> 00:15:43,651 fırlayan bir sahne gibiydi. 195 00:15:49,114 --> 00:15:52,993 Beyaz Ada'ya ilk inişim Ay'a ilk ayak basmaya benziyordu 196 00:15:53,077 --> 00:15:56,080 çünkü gerçeküstü bir ortam var. 197 00:16:04,171 --> 00:16:06,590 İniş sonrası güvenlik talimatlarını anlattım. 198 00:16:07,800 --> 00:16:10,719 Sonra da kratere doğru yürümeye başladım. 199 00:16:10,803 --> 00:16:15,557 KRATER GÖLÜ 200 00:16:18,894 --> 00:16:21,438 Yanardağın büyük bir kısmı su altında. 201 00:16:21,522 --> 00:16:23,691 Sadece tepesi görünüyor. 202 00:16:24,858 --> 00:16:27,569 Beyaz Ada bir Stratovolkan. 203 00:16:27,653 --> 00:16:32,032 Patladığında Hawaii yanardağları gibi lav akıntısı eğiliminde değildir. 204 00:16:33,492 --> 00:16:36,078 Kaya ve kül tabakaları oluşturarak 205 00:16:36,161 --> 00:16:39,373 yukarı doğru güçlenme eğilimindedir. 206 00:16:53,178 --> 00:16:55,431 Te Puia adaya vardığında 207 00:16:56,015 --> 00:16:57,891 Zodiac dedikleri ufak botlara bindik. 208 00:16:57,975 --> 00:17:00,561 Şişme lastik botlar. 209 00:17:00,644 --> 00:17:03,480 Onlarla adaya çok hızlı ulaşılıyor. 210 00:17:03,564 --> 00:17:05,315 Evet, bir veya iki dakika sürüyor. 211 00:17:07,026 --> 00:17:12,031 Paslı bir metal merdiveni olan 212 00:17:12,114 --> 00:17:15,200 eski püskü beton bir iskeleye vardık. 213 00:17:19,621 --> 00:17:23,625 Sahile vuran dalgaların sesi duyuluyordu. 214 00:17:23,709 --> 00:17:28,047 Kıyıya vurdukça, deniz esintisine o tuz kokusunu ekliyordu. 215 00:17:29,465 --> 00:17:30,674 Ayrıca bir de 216 00:17:30,758 --> 00:17:35,220 çok ağır bir sülfür kokusu geliyordu. 217 00:17:36,513 --> 00:17:40,059 Oldukça cansız görünüyordu. Hayat belirtisi yoktu. 218 00:17:42,102 --> 00:17:45,481 İskeleden ayrılıp onu ilk kez gördük. 219 00:17:46,231 --> 00:17:49,026 Kafamda bir yanardağın nasıl görüneceğine dair bir resim vardı 220 00:17:49,109 --> 00:17:50,152 ama bu değildi. 221 00:17:51,361 --> 00:17:54,406 Lav yoktu. Sadece çok fazla buhar vardı. 222 00:17:55,908 --> 00:17:57,868 Çok güzeldi 223 00:17:58,577 --> 00:18:03,290 ama kendimizi sanki hiçliğin ortasındaymışız gibi hissettim. 224 00:18:15,260 --> 00:18:18,138 Oradan gruplara ayrıldık. 225 00:18:18,222 --> 00:18:21,517 Adadaki rehberlerim Hayden ve Tipene'ydi. 226 00:18:22,643 --> 00:18:27,022 Tipene sanırım öğrenme aşamasındaydı. Hayden ona işi öğretiyordu. 227 00:18:28,607 --> 00:18:30,692 Tipene çok meraklıydı. 228 00:18:31,610 --> 00:18:33,612 Her zaman sorular sorardı. 229 00:18:35,572 --> 00:18:37,116 Maori olmaktan gurur duyardı. 230 00:18:39,701 --> 00:18:42,037 O işe girdiği için çok heyecanlıydı. 231 00:18:42,913 --> 00:18:47,251 Tekneyle denize açılmaktan, insanların arasına karışmaktan keyif alıyordu. 232 00:18:47,334 --> 00:18:49,378 Maori masal ve efsaneleri gibi 233 00:18:50,129 --> 00:18:51,964 hikâyeler anlatmaya bayılırdı. 234 00:18:54,091 --> 00:18:56,593 Aslında o gün çalışmayacaktı. 235 00:18:57,636 --> 00:18:58,804 Alışverişe gidecektik 236 00:19:00,472 --> 00:19:03,934 ama birinin yerine çalışması için çağırdılar ve işe gitti. 237 00:19:07,855 --> 00:19:10,524 Gezi rehberi, pilotlar ve kaptanların 238 00:19:10,607 --> 00:19:14,027 adada bilmedikleri tek bir kaya bile yok. 239 00:19:15,445 --> 00:19:18,031 Whakaari'yi herkesten iyi biliyorlar. 240 00:19:18,115 --> 00:19:20,450 Pekâlâ millet. Beyaz Ada'ya hoş geldiniz. 241 00:19:20,534 --> 00:19:23,662 Adadaki ufak turumuzda bugün rehberiniz benim. 242 00:19:23,745 --> 00:19:26,456 Bize çene kayışı olan baret verdiler. 243 00:19:26,540 --> 00:19:29,251 Respiratör verdiler. 244 00:19:29,334 --> 00:19:32,921 Şöyle yapıyoruz: Bu taraftan başlayıp 245 00:19:33,005 --> 00:19:34,923 ana kratere gideceğiz. 246 00:19:35,007 --> 00:19:36,884 İlgi çekici birkaç noktada duracağız. 247 00:19:36,967 --> 00:19:39,094 Size adayla ilgili bilgiler vereceğim. 248 00:19:39,178 --> 00:19:41,972 Kimsenin bir sıkıntısı yoksa 249 00:19:42,055 --> 00:19:43,807 turumuza başlayalım. Hadi bakalım. 250 00:19:48,061 --> 00:19:52,316 İlk grup, kısa bir güvenlik brifinginden hemen sonra ayrıldı. 251 00:19:53,734 --> 00:19:56,820 Biz hâlâ grubumuzu topluyorduk. 252 00:19:58,238 --> 00:19:59,656 Bu ne için? 253 00:19:59,740 --> 00:20:02,534 Emeceksiniz ve tükürük salgılamanıza yardımcı olacak. 254 00:20:02,618 --> 00:20:07,414 Buhar sebebiyle solunum sıkıntısı yaşarsanız 255 00:20:07,497 --> 00:20:10,375 boğazınızı yumuşatacak ve çok fazla öksürmeyeceksiniz. 256 00:20:15,672 --> 00:20:21,094 Ada rotası, sahilde başladığınız tek bir halkadan oluşuyor. 257 00:20:21,178 --> 00:20:22,387 İSKELE 258 00:20:22,471 --> 00:20:23,764 Kratere ulaştığınızda 259 00:20:23,847 --> 00:20:26,642 geri dönüp adanın etrafından dolaşıyorsunuz. 260 00:20:26,725 --> 00:20:27,851 KRATER GÖLÜ 261 00:20:27,935 --> 00:20:30,938 Sonra da girişteki ağza dönüyorsunuz. 262 00:20:31,021 --> 00:20:32,689 HELİKOPTER 263 00:20:34,691 --> 00:20:37,444 Adada çıkmaya çalışan çok fazla gaz var. 264 00:20:37,527 --> 00:20:42,032 Daha katı, çamura benzeyen bir maddeden geçerek 265 00:20:42,115 --> 00:20:43,325 yüzeye çıkması gerekiyor. 266 00:20:43,909 --> 00:20:46,995 Blup diye sesler duyuyorsun. 267 00:20:50,999 --> 00:20:53,460 Buharla birlikte sülfür çıkıyor. 268 00:20:53,543 --> 00:20:56,463 Kristalize olarak tekrar kendi üzerine çöküyor 269 00:20:56,546 --> 00:20:59,758 ve bir evin çatısındaki gibi bacaya benzeyen bir yapı oluşturuyor. 270 00:20:59,841 --> 00:21:01,551 Buna sülfür bacası alanı diyoruz. 271 00:21:03,720 --> 00:21:08,892 Manzara kaya, kül ve çamurdan ibaretti. 272 00:21:10,560 --> 00:21:13,897 Yine de bu griliklerin aralarına dağılmış 273 00:21:13,981 --> 00:21:17,567 en güzel açık sarı renkteki sülfür yatakları 274 00:21:17,651 --> 00:21:20,237 ve gün ışığında parıldayan 275 00:21:20,821 --> 00:21:25,200 parlak beyaz kristaller vardı. 276 00:21:28,036 --> 00:21:31,915 Enginlik hissine 277 00:21:31,999 --> 00:21:34,751 ve aştığın yerlerin gücüne kapılıyorsun. 278 00:21:41,383 --> 00:21:43,969 Doğa Ana'nın bu ışıltısı 279 00:21:44,052 --> 00:21:48,348 onun en güzel ve en ölümcül hâli. 280 00:21:55,355 --> 00:22:01,653 Rehberimiz, gölün normalde güzel bir mavimsi yeşil renkte olduğunu söyledi. 281 00:22:01,737 --> 00:22:05,699 O gün beyazdı çünkü belki önceki gece 282 00:22:05,782 --> 00:22:09,036 gölün üzerine kül düşmesine neden olan 283 00:22:09,119 --> 00:22:12,539 bir faaliyet olmuştu. 284 00:22:14,750 --> 00:22:16,585 Sanırım sıkça oluyor. 285 00:22:16,668 --> 00:22:19,963 Bence rehberler için sorun yoksa benim için de yoktu. 286 00:22:24,217 --> 00:22:26,553 Kratere doğru yürümeye başladık. 287 00:22:26,636 --> 00:22:31,850 Her 200 metrede bir fotoğraf çekmek için durduk. 288 00:22:31,933 --> 00:22:35,187 Gezi rehberimizle konuşup 289 00:22:35,270 --> 00:22:37,939 "Son patlama ne zaman oldu?" diye sordum. 290 00:22:38,023 --> 00:22:41,359 Çünkü ben… "Burada biraz endişeleniyorum." dedim. 291 00:22:41,443 --> 00:22:45,322 2013'te bir tane, 2016'da bir tane olduğunu söyledi. 292 00:22:45,405 --> 00:22:50,118 Ben de "2019'un sonundayız ve gerçekten endişeleniyorum." dedim. 293 00:22:50,202 --> 00:22:53,413 Hayden, adanın ikinci derece risk taşıdığından bahsetti. 294 00:22:53,497 --> 00:22:56,458 Bunun ne demek olduğunu o zaman anlatmadı. 295 00:22:56,541 --> 00:23:02,881 Yine de faaliyete geçme riskinin yüksek olduğunu söylemesi beni endişelendirdi. 296 00:23:04,800 --> 00:23:07,177 Birinci derece, ikinci derece bir şey ifade etmiyordu. 297 00:23:07,761 --> 00:23:12,432 Birinci derecede pek bir şey olmuyor. İkinci derecede faaliyet yükseliyor. 298 00:23:12,516 --> 00:23:14,935 Üçüncü derecede de patlama oluyor. 299 00:23:16,895 --> 00:23:19,981 Birinci derece ve üçüncü derece arasında dağlar kadar fark var. 300 00:23:27,280 --> 00:23:30,951 Çıktığımız yere geri döndük. 301 00:23:31,993 --> 00:23:37,249 Phoenix'e bindik ve gitmek için hazırlanıyorduk. 302 00:23:40,085 --> 00:23:43,130 Gezi rehberlerinden biriyle Beyaz Ada'daki bütün 303 00:23:43,213 --> 00:23:44,464 volkanik faaliyetlerin gece 304 00:23:44,548 --> 00:23:48,468 veya kimse orada değilken gerçekleştiği hakkında 305 00:23:48,552 --> 00:23:49,719 sohbet etmeye başladık. 306 00:23:49,803 --> 00:23:53,306 GEONET YANARDAĞ KAMERASI 7 AĞUSTOS 2012 307 00:23:53,390 --> 00:23:58,478 Sanki onu ziyaret eden insanlara nazik davranıyordu. 308 00:24:01,606 --> 00:24:04,901 Sanki "Siz yokken patlarım." diyordu. 309 00:24:07,320 --> 00:24:13,285 Adadan ayrılıp geri dönerken kratere doğru dönüp baktım. 310 00:24:14,035 --> 00:24:17,038 Diğer teknenin turunu görebiliyordum. 311 00:24:18,206 --> 00:24:24,462 PHOENIX AYRILDIKTAN SONRA ADADA 47 KİŞİ KALMIŞTI. 312 00:24:26,131 --> 00:24:28,216 Kratere varmak daima mükemmeldi. 313 00:24:28,300 --> 00:24:30,510 Herkesin nefesi kesilir. 314 00:24:30,594 --> 00:24:33,221 "Vay canına. Aman tanrım, bu harika." deyip 315 00:24:33,305 --> 00:24:35,098 fotoğraf çekmeye başlarlardı. 316 00:24:36,933 --> 00:24:42,647 Jeologlar görmeye gelip iyice incelerlerdi. 317 00:24:44,566 --> 00:24:46,818 Diğer yandan da 318 00:24:46,902 --> 00:24:50,030 "Kraterin fotoğrafını sadece Instagram için istiyorum." diyenler vardı. 319 00:24:52,407 --> 00:24:53,825 Kraterin zirvesine 320 00:24:53,909 --> 00:24:56,703 öğleden sonra iki civarında vardık. 321 00:24:58,246 --> 00:25:01,917 Aşağıdaki açık, sonsuz bir buhar çukuruna bakıyorsun. 322 00:25:02,667 --> 00:25:04,586 Korkutucu bir manzara. 323 00:25:06,963 --> 00:25:08,548 Kraterin önünde 324 00:25:08,632 --> 00:25:11,551 fotoğraf çekmemiz için bir fırsat daha verdiler. 325 00:25:12,260 --> 00:25:16,473 Diğer tekne Phoenix'in adadan yeni ayrıldığını fark ettim. 326 00:25:16,556 --> 00:25:18,850 Biz de orada birkaç dakika daha takılıp 327 00:25:18,934 --> 00:25:20,685 aşağı yolculuğumuza başladık. 328 00:25:21,686 --> 00:25:24,147 "Tamam, iniyoruz." diye düşünüyordum. 329 00:25:24,856 --> 00:25:30,737 "Tur sona eriyor." Biraz daha iyi hissediyordum. 330 00:25:34,199 --> 00:25:35,909 Seyahat gemisinden geldikleri için 331 00:25:35,992 --> 00:25:37,911 zamanımız oldukça kısıtlıydı. 332 00:25:37,994 --> 00:25:42,958 Oldukça hızlı hareket ediyorduk. İskeleye dönüyorduk. 333 00:25:44,751 --> 00:25:48,755 Diğer tur muhtemelen bizden on dakika gerideydi. 334 00:25:48,838 --> 00:25:53,927 Biz kraterden ayrılırken Hayden kratere doğru geliyordu. 335 00:25:55,470 --> 00:25:57,472 Kraterden geri dönüp 336 00:25:57,555 --> 00:26:00,183 sahile 500 metre kadar daha yürüyorsun. 337 00:26:01,226 --> 00:26:04,312 O gün dört yolcum vardı. İki çift. 338 00:26:04,396 --> 00:26:06,773 O aşamada kratere doğru yürüyen 339 00:26:06,856 --> 00:26:09,567 tekne gruplarından birini geçtik. 340 00:26:11,653 --> 00:26:14,531 Hayden'ı gördüm ve kendi tur grubuyla 341 00:26:14,614 --> 00:26:18,243 kratere doğru çıkarken ona selam verdim. 342 00:26:20,370 --> 00:26:22,539 Asit gölüne çıktık. 343 00:26:24,124 --> 00:26:27,377 Buhar bulutlarının arasından kabarcıkları görebiliyorduk 344 00:26:27,460 --> 00:26:29,921 ve yüzümüze esiyordu. 345 00:26:31,256 --> 00:26:34,384 Hayden orada sadece iki veya üç dakika kalabileceğimizi söyledi. 346 00:26:35,010 --> 00:26:39,139 Güzelce bir bakıp birkaç fotoğraf çekmeye yetecek kadar. 347 00:26:39,222 --> 00:26:43,685 Çünkü zirvede salınan kimyasallar 348 00:26:43,768 --> 00:26:46,688 çok zararlıydı. 349 00:26:47,564 --> 00:26:50,900 Herkes bir fotoğraf fırsatı yakalamak için acele ediyordu. 350 00:26:54,279 --> 00:26:58,199 Tek sıra hâlinde ilerleme zamanıydı. 351 00:26:58,283 --> 00:27:00,577 Kız kardeşim, Hayden'la birlikte en öndeydi. 352 00:27:01,578 --> 00:27:05,498 Ben ebeveynlerimle birlikte grubun ortalarındaydım. 353 00:27:10,670 --> 00:27:14,466 İskele yolunu yarıladığımızda iki su akıntısı vardı. 354 00:27:14,549 --> 00:27:17,886 Adanın farklı bölgelerinden geliyorlardı. 355 00:27:17,969 --> 00:27:19,429 Rehberlerimiz bizi durdurdu. 356 00:27:19,512 --> 00:27:21,389 Suya parmaklarımızı daldırıp tattık. 357 00:27:22,307 --> 00:27:24,976 Çeşitli minerallerin tadını gerçekten alabiliyordunuz. 358 00:27:26,144 --> 00:27:29,647 Suyun tadına yeni bakmıştım ve sırtım kratere dönüktü. 359 00:27:30,231 --> 00:27:33,985 Başka bir turistin "Şuna bakın." dediğini duydum. 360 00:27:34,069 --> 00:27:38,323 Dönüp baktığımda yanardağdan küçük, siyah bir bulutun yükseldiğini gördüm. 361 00:27:38,406 --> 00:27:42,452 Göz korkutucu görünmüyordu. Fotoğrafını bile çektim. 362 00:27:42,535 --> 00:27:43,995 14.11 363 00:27:44,079 --> 00:27:48,166 Bacadan yükselen bir duman gibiydi. Ses yoktu. 364 00:27:49,042 --> 00:27:52,253 Hepimiz neredeyse siyah bir havai fişeğe veya Harry Potter'daki 365 00:27:52,337 --> 00:27:55,256 siyah, uzun etekli ruh emicilere benzeyen şeye dönüp baktık. 366 00:27:55,340 --> 00:27:59,636 Hepimiz hemen telefonlarımızı çıkarıp fotoğraf çekmeye başladık. 367 00:28:00,261 --> 00:28:03,556 Hemen arkasından daha büyük bir patlama oldu. 368 00:28:04,557 --> 00:28:09,813 Bunu takiben devasa, daha da büyük kaya parçaları havaya uçmaya başladı. 369 00:28:09,896 --> 00:28:15,276 Sonra yavaşça şiddetini ve boyutunu artırmaya başladı. 370 00:28:16,611 --> 00:28:18,696 Anında anladım. 371 00:28:18,780 --> 00:28:22,784 Kötü haber demekti. Kaçmalıydık. 372 00:28:24,077 --> 00:28:27,122 Arkamı dönüp duman bulutunu gördüm. 373 00:28:27,205 --> 00:28:29,624 Boyu Beyaz Ada'yı çoktan geçmişti. 374 00:28:30,667 --> 00:28:33,253 Ne olduğunu anında anladım. 375 00:28:34,003 --> 00:28:36,798 Beynim sınırlarını zorluyordu. 376 00:28:36,881 --> 00:28:40,176 Ne yapılabileceğini çözmek için olabildiğince hızlı çalışıyordu. 377 00:28:40,760 --> 00:28:42,095 Kelsey'nin arkamdan 378 00:28:42,178 --> 00:28:47,976 "Kaçın!" diye bağırdığını duydum. Sonra başladı. 379 00:28:50,270 --> 00:28:52,355 -Yürü! -Yürü! 380 00:28:52,439 --> 00:28:54,190 Annie! 381 00:28:54,274 --> 00:29:00,947 KAZAZEDE TELEFON GÖRÜNTÜSÜ 382 00:29:01,781 --> 00:29:06,453 O noktada çılgına dönmüştüm. En kötü kâbusumu yaşıyordum. 383 00:29:08,538 --> 00:29:12,208 Ön tarafta Hayden'ın, kaçın diye bağırdığını duyuyorduk. 384 00:29:12,292 --> 00:29:14,502 Panik basmıştı. 385 00:29:14,586 --> 00:29:17,297 Hepimiz canlarımızı kurtarmak için koşmaya başladık. 386 00:29:18,298 --> 00:29:20,383 Ebeveynlerim tam arkamdaydı. 387 00:29:21,384 --> 00:29:26,014 Patlamanın gölgesinin arkamızda yükseldiğini hissedebiliyorduk. 388 00:29:28,975 --> 00:29:31,019 Kül bulutu bize yetişmeden hemen önce 389 00:29:31,102 --> 00:29:37,650 koşup çok büyük bir kaya çıkıntısının arkasına saklanmayı başardık. 390 00:29:46,993 --> 00:29:48,995 Kapkara bir boşluktu. 391 00:29:49,078 --> 00:29:54,501 Sadece gürleme ve uğultu duyulabiliyordu. 392 00:29:54,584 --> 00:29:57,212 O noktada yapabileceğim hiçbir şey yoktu. 393 00:30:07,388 --> 00:30:12,519 Uçurumun etrafında bulunan diğer koya gidiyorduk. 394 00:30:13,019 --> 00:30:14,479 O an patladı. 395 00:30:17,565 --> 00:30:21,528 Aman tanrım. Hayır. 396 00:30:23,363 --> 00:30:27,450 Yükselişini izliyorum, çok güzel. 397 00:30:28,493 --> 00:30:31,371 Beyaz, saf beyaz. Siyah, kapkara. 398 00:30:31,454 --> 00:30:34,457 Harika bir andı. 399 00:30:36,918 --> 00:30:42,465 Bu güzellik korkutucu bir şekilde saniyeler içinde kötüye döndü. 400 00:30:43,007 --> 00:30:48,304 Kül bulutu uçurumdan yuvarlanmaya başladı. 401 00:30:49,681 --> 00:30:52,767 Mürettebat, olanların farkındaydı. 402 00:30:52,851 --> 00:30:56,479 Tekne önemli ölçüde hızlanmaya başladı. 403 00:30:57,522 --> 00:31:01,317 Hâlâ dışarıdaydık. Mürettebat, herkesi kamaraya çağırıyordu. 404 00:31:02,569 --> 00:31:03,987 Herkes hemen içeri girsin! 405 00:31:05,071 --> 00:31:10,702 -Hemen içeri girin! -Hadi! 406 00:31:10,785 --> 00:31:12,287 Tanrım! 407 00:31:12,370 --> 00:31:15,665 İSKELE 408 00:31:15,748 --> 00:31:19,669 Sahile doğru yürürken yolcularımdan biri 409 00:31:20,378 --> 00:31:23,715 "Koşalım mı?" diye sordu. Omuzumun üzerinden baktığımda 410 00:31:23,798 --> 00:31:26,009 devasa patlamayı gördüm. 411 00:31:26,593 --> 00:31:28,553 Sol omuzumun üzerinden baktığımda 412 00:31:28,636 --> 00:31:31,598 kayalar da mermi gibi üzerimize geliyordu. 413 00:31:32,891 --> 00:31:34,851 Binlerce metre yükseliyor gibiydi. 414 00:31:34,934 --> 00:31:36,436 Sonu yoktu. 415 00:31:37,687 --> 00:31:39,314 300, 400 metre uzağımdaki 416 00:31:39,397 --> 00:31:42,734 helikoptere baktım. 417 00:31:42,817 --> 00:31:45,236 İhtimal dışıydı. 418 00:31:46,070 --> 00:31:49,574 İkinci seçenek suya girmekti. 419 00:31:49,657 --> 00:31:51,868 Onlara suya koşmalarını söyledim. 420 00:31:54,329 --> 00:31:56,873 Rıhtıma varır varmaz direkt suya daldım. 421 00:32:00,251 --> 00:32:03,463 Suya girip nefesimi tutabildiğim kadar tuttuğumu hatırlıyorum. 422 00:32:03,963 --> 00:32:05,673 Her şey bir anda karardı. 423 00:32:09,427 --> 00:32:14,933 KAZAZEDE TELEFON KAYDI 424 00:32:21,189 --> 00:32:24,901 Kayaların bana ve baretime çarptığını hatırlıyorum. 425 00:32:26,027 --> 00:32:29,948 Hayatımda gördüğüm en karanlık şeydi. 426 00:32:30,657 --> 00:32:35,328 Geçirdiğim en karanlık geceden bile karanlıktı. Zifiri karanlık. 427 00:32:39,207 --> 00:32:43,461 Piroklastik akıntılar üzerine yazılmış kaynakları okuduysanız, 428 00:32:43,544 --> 00:32:44,963 insanlar kurtulamıyor. 429 00:32:45,964 --> 00:32:49,509 Kurtulma ihtimalini biliyordum. 430 00:32:49,592 --> 00:32:52,887 Sadece siper alıp şans dilemek zorundaydık. 431 00:32:52,971 --> 00:32:58,810 Güneş gözlüklerimle gaz maskemi yüzüme tuttum ve bırakmadım. 432 00:33:03,564 --> 00:33:06,109 Başkalarının bağırdığını duydum. 433 00:33:06,943 --> 00:33:08,528 Korkunçtu. 434 00:33:09,904 --> 00:33:14,701 Sırtımın yandığı hissini belirgin bir şekilde hatırlıyorum. 435 00:33:15,910 --> 00:33:20,415 Kollarım ve bacaklarım o kadar kötü ve hızlı yanmıştı ki hissetmemiştim bile. 436 00:33:22,000 --> 00:33:24,419 Matt'in "Üzgünüm Lauren." dediğini duydum. 437 00:33:24,502 --> 00:33:26,087 Kalbim kırılmıştı. 438 00:33:27,588 --> 00:33:33,219 Elini tuttum ve "Bugün 439 00:33:33,302 --> 00:33:39,809 kesinlikle öleceğiz ve bedenlerimizin birlikte bulunmasını istiyorum." dedim. 440 00:33:41,519 --> 00:33:43,688 Koku çok yoğundu. 441 00:33:43,771 --> 00:33:47,734 Sadece ısı bile dayanılmazdı. 442 00:33:47,817 --> 00:33:51,696 Kızgın buhar beni yakıyordu. 443 00:33:52,447 --> 00:33:55,158 Nefes almamak, ağzımı ve gözlerimi kapalı tutmak için 444 00:33:55,241 --> 00:33:58,369 elimden gelenin en iyisini yaptım. 445 00:33:58,453 --> 00:34:04,917 Kütlenin ağırlığı sırtıma binsin diye cenin pozisyonuna geçmeyi denedim. 446 00:34:11,340 --> 00:34:12,759 Suyun altında ses yok. 447 00:34:12,842 --> 00:34:16,429 Ortaya tekrar bir ışık çıksın diye bekliyorsun. 448 00:34:17,180 --> 00:34:20,600 Ne zaman sona ereceğini bilmediğini hissediyorsun 449 00:34:21,184 --> 00:34:23,561 çünkü ışık yok, hiçbir şey yok. 450 00:34:25,063 --> 00:34:27,815 Bir noktada bir ışık parçası vardı. Baktığımı hatırlıyorum. 451 00:34:27,899 --> 00:34:29,358 "Tanrıya şükürler olsun." dedim. 452 00:34:29,442 --> 00:34:31,652 Ona doğru yüzmeye başladım ama tekrar kayboldu. 453 00:34:36,074 --> 00:34:41,037 Matt'e onu sevdiğimi söyledim. İki saniyede bir bunu bağırıyordum. 454 00:34:41,120 --> 00:34:44,082 "Seni seviyorum." 455 00:34:44,165 --> 00:34:48,002 Sadece acılar içinde çığlık attığını duyabiliyordum. 456 00:34:49,295 --> 00:34:51,547 Öyle bağırdığını hiç duymamıştım. 457 00:34:53,549 --> 00:34:59,305 Acı dayanılmazdı. Yanıklar kıyafetlerimi geçmişti. 458 00:35:01,557 --> 00:35:03,726 Patlama iki üç dakika sürmüştü. 459 00:35:03,810 --> 00:35:08,606 Hayatımın o ana kadarki en korkunç iki dakikasıydı. 460 00:35:09,398 --> 00:35:11,109 "Buraya kadar." diye düşündüm. 461 00:35:11,609 --> 00:35:16,239 "Bu gezegendeki son günüm. Balayımızda öleceğiz." 462 00:35:22,411 --> 00:35:25,623 Pencereden dışarı baktığımı hatırlıyorum. 463 00:35:25,706 --> 00:35:31,546 Adayı hiç göremiyordum. Yok olmuştu. 464 00:35:38,386 --> 00:35:41,389 Benim için zamanın yavaşladığını hissettim. 465 00:35:41,472 --> 00:35:44,725 Her zaman "Bana bir şey olursa yaşıma göre çok iyi, 466 00:35:44,809 --> 00:35:48,938 dolu bir hayat yaşadığımı hissediyorum. 467 00:35:49,021 --> 00:35:52,316 Olduğum yerden memnunum." derdim 468 00:35:52,942 --> 00:35:58,030 ama o an "Yok, kendimi bırakmaya hazır değilim. 469 00:35:58,114 --> 00:36:01,325 Bu durumdan canlı kurtulmak için 470 00:36:01,409 --> 00:36:03,578 elimden gelenin en iyisini deneyeceğim." dedim. 471 00:36:05,580 --> 00:36:08,416 Kül, suyun yüzeyine yerleşmeye başladı. 472 00:36:08,499 --> 00:36:11,794 Işık tekrar görünmeye başladı ve o zaman yüzeye çıktım. 473 00:36:18,509 --> 00:36:21,679 Arkamdaki adaya doğru baktım. 474 00:36:21,762 --> 00:36:25,224 Havada hâlâ yüklü miktarda külün 475 00:36:25,308 --> 00:36:27,560 adanın üzerine düştüğünü görebiliyordunuz. 476 00:36:41,532 --> 00:36:44,243 İlk işim Lauren diye bağırmak oldu. 477 00:36:49,207 --> 00:36:52,543 Berbat durumdaydım, ölmüş olmasından korkuyordum. 478 00:36:53,711 --> 00:36:55,922 Çok korktuğumu hatırlıyorum. 479 00:36:59,592 --> 00:37:00,885 Geçti. 480 00:37:04,764 --> 00:37:05,932 Geçti. 481 00:37:10,978 --> 00:37:12,396 Nihayetinde… 482 00:37:14,732 --> 00:37:18,069 …hareket ettiğini gördüm. Sanırım "Buradayım." dedi. 483 00:37:18,152 --> 00:37:22,907 Cevap verdiğinde hayatımın en büyük rahatlığını hissettim. 484 00:37:22,990 --> 00:37:25,868 Benim hayatta kalmam ve onun kalamaması en büyük kâbusumdu. 485 00:37:25,952 --> 00:37:28,663 Her şeyden daha kötü olurdu. 486 00:37:28,746 --> 00:37:30,957 O acıyla yaşayamazdım. 487 00:37:33,876 --> 00:37:36,545 Patlama sona erdiğinde 488 00:37:36,629 --> 00:37:41,133 şoktan olsa gerek, ayağa kalkıp birkaç metre yürüdüm. 489 00:37:42,635 --> 00:37:46,055 Asit gölü az ötemizdeydi. 490 00:37:47,306 --> 00:37:52,770 Çığlık, bağırma ve ağlama sesleri geliyordu. 491 00:37:53,271 --> 00:37:58,317 İnsanların acı içinde yerde kıvrandığını, can çekiştiğini gördüm 492 00:37:58,401 --> 00:38:02,238 ve bu korkunç bir görüntüydü. 493 00:38:04,573 --> 00:38:07,785 Yavaş bir şekilde azaldı, sonra da durdu. 494 00:38:07,868 --> 00:38:10,288 Ortalık durgun ve sessizdi. 495 00:38:10,371 --> 00:38:12,915 "Ya şimdi ya hiç." diye düşündüm. 496 00:38:12,999 --> 00:38:16,168 Ayağa kalkıp herkese beni takip etmesi 497 00:38:16,252 --> 00:38:19,338 ve kalkıp iskeleye dönmesi için bağırdım. 498 00:38:21,966 --> 00:38:24,969 Şahsen fiziksel olarak son derece iyiydim 499 00:38:26,345 --> 00:38:30,391 ama patlama sırasında adada olanların hiçbiri iyi değildi. 500 00:38:30,474 --> 00:38:32,601 Buhardan kaçmayı kimse başaramamıştı. 501 00:38:32,685 --> 00:38:35,980 İki yüz santigrat derecelik bir buhardan bahsediyoruz. 502 00:38:36,063 --> 00:38:40,443 Kabaca söylemek gerekirse oradan haşlanmış bir tavuk gibi çıkarsın. 503 00:38:41,027 --> 00:38:42,320 Koluma baktığımda 504 00:38:42,403 --> 00:38:44,947 bütün bir deri katmanının düştüğünü gördüm. 505 00:38:46,157 --> 00:38:49,660 Kötü durumda olduğumu biliyordum. Onun da kötü durumda olduğunu biliyordum. 506 00:38:49,744 --> 00:38:53,664 Aklımdan sadece "Bu adadan hemen ayrılıyoruz." diye geçiriyordum. 507 00:38:54,332 --> 00:38:59,462 Lütfen koşun! Koşun! Lütfen koşun! 508 00:38:59,545 --> 00:39:01,380 Yürümekte çok zorlanıyordum. 509 00:39:02,631 --> 00:39:04,216 Birkaç kez düştüm. 510 00:39:05,509 --> 00:39:08,637 Matt benden çok daha kötü yanmıştı 511 00:39:08,721 --> 00:39:13,934 çünkü benden çok daha az kıyafet giymişti ama bana yardım ediyordu. 512 00:39:16,729 --> 00:39:18,356 Adrenalinden güç alıyordum. 513 00:39:19,315 --> 00:39:23,027 İskelenin nerede olduğunu tahminen biliyordum ve oraya gidiyordum. 514 00:39:29,825 --> 00:39:34,497 O an gruplardan birinin rıhtıma doğru yürüdüğünü gördüm. 515 00:39:34,580 --> 00:39:37,083 Herkes rıhtımda toplanmaya başladı. 516 00:39:37,166 --> 00:39:40,920 Yirmi kadar insan yardım bekliyordu. 517 00:39:54,225 --> 00:39:56,018 Bunu yapacağımızı bilmiyordum 518 00:39:56,102 --> 00:39:58,813 ama kaptan, tekneyi geldiğimiz yere 519 00:39:59,688 --> 00:40:01,857 geri götürdü. 520 00:40:04,235 --> 00:40:07,363 Biz oraya giderken 521 00:40:08,489 --> 00:40:11,784 kül bulutunun gölgesine girdiğimiz için etraf karardı. 522 00:40:11,867 --> 00:40:13,911 Tanrım. 523 00:40:20,918 --> 00:40:23,546 Whakatāne Sahil Güvenlik. Phoenix, duyuyor musun? 524 00:40:23,629 --> 00:40:24,922 PATLAMADAN 3 DAKİKA SONRA 525 00:40:25,005 --> 00:40:29,343 Tekne telsizinden tanıdığım kaptanın çağrısını duydum. 526 00:40:29,427 --> 00:40:31,387 Sesi çok endişeli geliyordu. 527 00:40:32,471 --> 00:40:34,682 "Patladığında adada insanlar vardı." 528 00:40:36,350 --> 00:40:39,937 Sesindeki endişeden durumun ciddiyeti anlaşılıyordu. 529 00:40:40,020 --> 00:40:42,356 SAHİL GÜVENLİK 530 00:40:42,440 --> 00:40:44,942 Telefonlarım anında çalmaya başladı. 531 00:40:46,861 --> 00:40:52,950 Koşarak otoparkı geçtim ve nehre doğru gittim. Oradan Beyaz Ada görülüyordu. 532 00:40:54,618 --> 00:40:57,955 Tabii adanın üzerinde büyük bir bulut vardı 533 00:40:58,038 --> 00:40:59,415 ve durmuyordu. 534 00:41:08,090 --> 00:41:09,467 Tanrım. 535 00:41:11,218 --> 00:41:15,139 Sadece beş dakika kadar sonra yine yardım nerede kaldı diye sordu. 536 00:41:15,222 --> 00:41:17,308 İçinde bulundukları sıkıntıyı belirtiyordu. 537 00:41:17,391 --> 00:41:18,809 Yardım istiyorlardı 538 00:41:18,893 --> 00:41:20,936 ve birkaç dakika sonra "Yardım nerede?" diye soruyorlardı. 539 00:41:21,020 --> 00:41:23,898 POLİS 540 00:41:23,981 --> 00:41:26,317 Saat ikiyi biraz geçe biri karakola geldi 541 00:41:26,400 --> 00:41:28,903 ve Whakaari'nin patladığını söyledi. 542 00:41:29,820 --> 00:41:35,075 Whakaari doğrudan görüş alanımızda değil ama tepelerin üzerinden 543 00:41:35,159 --> 00:41:37,369 oldukça etkileyici bir bulut görebiliyorduk. 544 00:41:38,704 --> 00:41:42,082 Başka bir personel, "Kameralar var. 545 00:41:42,166 --> 00:41:44,376 Gidip kameralara bakalım." dedi. 546 00:41:44,460 --> 00:41:50,257 Küçük, kara noktalar gördük 547 00:41:51,091 --> 00:41:53,469 ve insan olduklarını anladık. 548 00:41:53,552 --> 00:41:56,889 Orada insanların olduğunu anladık. 549 00:41:59,266 --> 00:42:00,643 Çalışıyorduk. 550 00:42:00,726 --> 00:42:02,561 İş yetiştirmeye çalışıyorduk. 551 00:42:02,645 --> 00:42:06,357 Sirenleri duymaya başladık ve ne olduğunu anlayamadık. 552 00:42:07,483 --> 00:42:09,735 Arabayla Mataatua rezervine gittim. 553 00:42:10,361 --> 00:42:14,532 Durdum, koşarak büyük çimenlik alanı geçtim. 554 00:42:15,699 --> 00:42:17,409 Bir şeylerin ters gittiğini anladık. 555 00:42:17,993 --> 00:42:20,496 Duman bulutu normalden büyüktü. 556 00:42:20,579 --> 00:42:25,501 İnsanlar resmen Whakaari'nin patlamasını izliyordu. 557 00:42:27,920 --> 00:42:30,339 Evdeydim ve son dakika haberlerini gördüm. 558 00:42:31,340 --> 00:42:34,093 İnsanlar evime gelmeye başlamıştı. 559 00:42:35,094 --> 00:42:36,637 Ben hâlâ 560 00:42:36,720 --> 00:42:39,765 kafamı toplayıp anlamaya çalışıyordum. 561 00:42:42,851 --> 00:42:44,186 Düşünüyordum. 562 00:42:52,861 --> 00:42:55,739 Bir Māori cenazesindeydim. 563 00:42:57,324 --> 00:42:59,952 Oradaki konuşmamın enerjisinden 564 00:43:00,035 --> 00:43:03,080 bir şeylerin ters gittiğini hissetmiştim. 565 00:43:05,040 --> 00:43:09,295 Bakmaya gittiğimde dumanın yükseldiğini görebiliyordum. 566 00:43:09,378 --> 00:43:14,174 Whakaari'nin üzerindeki normal bir volkanik bulut gibi değildi. 567 00:43:14,258 --> 00:43:16,051 Kapkara ve yoğundu. 568 00:43:17,553 --> 00:43:22,391 Gerçekten patladığını fark ettiğimde kendimi tutamayıp ağladım. 569 00:43:23,475 --> 00:43:26,186 POLİS 570 00:43:28,105 --> 00:43:32,192 İlk başta, adaya gitmiş olan turistlerin kimler olduğuna 571 00:43:32,276 --> 00:43:33,652 ve onları oraya 572 00:43:33,736 --> 00:43:36,488 kimin götürdüğüne dair biraz karışıklık vardı 573 00:43:38,032 --> 00:43:40,284 ama patlama anında 574 00:43:40,367 --> 00:43:44,622 adada insanların kaldığından emindik. 575 00:43:46,248 --> 00:43:48,751 Whakatāne Sahil Güvenliğine yardım çağrısı yaptık. 576 00:43:49,376 --> 00:43:51,837 Onlar da hızla Beyaz Ada'ya gittiler. 577 00:43:52,838 --> 00:43:55,507 Denizde bir buçuk saat yol demek. 578 00:43:56,091 --> 00:43:58,761 Can sıkıcıydı 579 00:43:58,844 --> 00:44:01,055 çünkü teknelerimizin o kadar uzağa ulaşması 580 00:44:01,138 --> 00:44:03,849 daima biraz zaman alıyor. 581 00:44:06,226 --> 00:44:10,856 Auckland'dan Beyaz Ada'ya doğru kurtarma helikopterleri çıkmıştı. 582 00:44:14,985 --> 00:44:17,154 Helikopter ambulanslar vardı. 583 00:44:17,237 --> 00:44:19,156 Westpac kurtarma helikopterleri. 584 00:44:19,782 --> 00:44:22,034 Bunlar, tüm gerekli ekipman ve kaynaklara sahip olan 585 00:44:22,117 --> 00:44:25,079 arama ve kurtarma uzmanlarıdır 586 00:44:25,162 --> 00:44:29,583 ama onlar da adaya aşağı yukarı bir saat uzaklıktaydı. 587 00:44:35,464 --> 00:44:37,257 -Tanrım, insanlar var. -Tekneye bakın. 588 00:44:40,219 --> 00:44:42,721 Koya ilk döndüğümüzde 589 00:44:42,805 --> 00:44:46,141 her şeyin gri külle kaplı olduğunu gördük. 590 00:44:47,142 --> 00:44:51,063 İnsanın beyni, gördüğü şeyi algılayamıyor. 591 00:44:52,272 --> 00:44:57,027 Helikopterlerden biri dikkatimi çekmişti. 592 00:44:57,820 --> 00:45:01,281 Şu helikoptere bakın. Bakın. 593 00:45:03,867 --> 00:45:09,790 Geriye doğru itildiğini açıkça görebiliyordum. 594 00:45:09,873 --> 00:45:13,544 Yarısı pistin dışındaydı ve pervaneleri bükülmüştü. 595 00:45:16,088 --> 00:45:20,926 Patlama esnasında meydana gelen kuvvetleri 596 00:45:21,009 --> 00:45:25,514 ilk o zaman düşünmeye başladım. 597 00:45:29,393 --> 00:45:32,229 İskeleden ayrıldıktan birkaç dakika sonra 598 00:45:32,312 --> 00:45:35,732 üç dört tane fotoğraf çektiğimi hatırlıyorum. 599 00:45:37,025 --> 00:45:39,027 Çok yakından bakarsanız 600 00:45:40,195 --> 00:45:45,576 kraterin hemen üzerinde duran nokta hâlindeki insanları görebilirsiniz. 601 00:45:48,328 --> 00:45:51,373 Grubum hâlâ kraterin yanındaydı. 602 00:45:51,457 --> 00:45:54,877 Hepimiz patlama noktasına 603 00:45:54,960 --> 00:45:58,005 yaklaşık 100, 150 metre uzaklıktaydık. 604 00:46:00,883 --> 00:46:03,177 Ebeveynlerim solumdaydı. 605 00:46:08,891 --> 00:46:13,645 Babam doğrulmuş, gaz maskesiyle uğraşıyordu. 606 00:46:17,065 --> 00:46:18,984 Kız kardeşimi görememiştim. 607 00:46:20,819 --> 00:46:22,654 Annemi görebiliyordum. 608 00:46:26,241 --> 00:46:30,120 Orada öylece yatıyordu. Hareket etmiyor 609 00:46:31,205 --> 00:46:33,457 veya herhangi bir şekilde iletişim kurmuyordu. 610 00:46:38,879 --> 00:46:42,216 Çok fazla insan vardı. 611 00:46:42,299 --> 00:46:46,929 Ada, Krater Gölü'nden buhar püskürtmeye devam ediyor. 612 00:46:48,347 --> 00:46:52,559 İskeledeki insanları da görebiliyorduk. 613 00:46:52,643 --> 00:46:54,520 En az 16 kişi görüyorum. 614 00:46:54,603 --> 00:46:57,189 Tanrım, hepsi külle kaplı. 615 00:46:57,272 --> 00:46:59,441 Tanrım. Şuraya bakın. 616 00:46:59,525 --> 00:47:03,362 Patlamanın ne kadar kötü olduğunu görür görmez 617 00:47:04,238 --> 00:47:07,074 amacımız değişmişti. 618 00:47:07,157 --> 00:47:11,036 Artık insanlara yardım etme zamanıydı. 619 00:47:14,540 --> 00:47:17,042 O noktada bir karar vermem gerekiyordu. 620 00:47:17,668 --> 00:47:21,922 Tekneye yüzüp güvenliğimi mi sağlamalıyım 621 00:47:22,005 --> 00:47:24,591 yoksa geri dönüp yardım etmeye mi çalışmalıyım? 622 00:47:27,886 --> 00:47:32,641 Sınava çekildiğin ve elinden gelenin en iyisini yapman gereken bir an. 623 00:47:35,227 --> 00:47:39,982 Rıhtıma geri yüzüp insanların lastik bota binmesine yardım etmeye başladım. 624 00:47:42,276 --> 00:47:45,862 Herkes hummalı bir şekilde şişme bota binme yarışındaydı. 625 00:47:46,488 --> 00:47:50,534 Ana hareketten önceki bir patlama olup olmadığından emin değildik. 626 00:47:51,118 --> 00:47:56,415 İskelenin üzerinde sadece kargaşa hâkimdi. O adadan kurtulmamız gerekiyordu. 627 00:47:56,498 --> 00:47:57,666 Zıplayabilirim. 628 00:47:57,749 --> 00:47:58,750 -Bekle! -Bekle! 629 00:47:58,834 --> 00:48:01,253 -İmdat! -Bekle! 630 00:48:01,336 --> 00:48:02,921 İskelede bekleyen ilk bota 631 00:48:03,005 --> 00:48:06,425 binmeye çalıştık ama insanlar önümüze geçti 632 00:48:06,508 --> 00:48:12,222 ve binemedik. Diğer bot geldiğinde binmek için merdivene yapıştım 633 00:48:12,306 --> 00:48:14,766 ve sonra botun içine yığıldım. 634 00:48:16,435 --> 00:48:17,853 Tamam millet. 635 00:48:22,149 --> 00:48:23,692 Dokunma bana. 636 00:48:23,775 --> 00:48:26,194 Dokunma bana. 637 00:48:28,238 --> 00:48:29,948 O aşamada tam bir kaos hâkimdi. 638 00:48:30,032 --> 00:48:31,700 İnsanlar binmeye çalışıyordu. 639 00:48:31,783 --> 00:48:34,703 Onları zapt etmen ve biraz geri itmen gerekiyordu. 640 00:48:34,786 --> 00:48:37,831 Ellerinden tutup tekneye binmelerine yardım ettiğimi hatırlıyorum. 641 00:48:37,914 --> 00:48:40,709 Derileri elime yapışıyordu. 642 00:48:40,792 --> 00:48:45,589 Bir çeşit savaş filmi gibiydi. 643 00:48:48,091 --> 00:48:49,259 Aman tanrım. 644 00:48:49,343 --> 00:48:53,722 -Tanrım. -Hadi. 645 00:48:53,805 --> 00:48:56,433 -İmdat! -İmdat! 646 00:49:02,773 --> 00:49:05,734 Şişme bot, Phoenix'e geri geldi 647 00:49:07,736 --> 00:49:11,990 ve rehberlerimizden biri üç dört tane ilk yardım çantası çıkardı. 648 00:49:12,074 --> 00:49:15,827 Endişeli olduğunu görebiliyordum. 649 00:49:15,911 --> 00:49:19,498 Ona oldukça yakındım ve "Kızım ve ben ilk yardım eğitimi aldık, 650 00:49:20,082 --> 00:49:25,295 yardımımız dokunur mu?" diye sordum. 651 00:49:25,379 --> 00:49:29,341 Cevabı, "Her yardıma açığız." oldu. 652 00:49:30,676 --> 00:49:32,928 İlk yardım çantasını alıp 653 00:49:33,011 --> 00:49:34,596 teknenin kıçına yürüdüm. 654 00:49:35,597 --> 00:49:37,641 İlk kazazedeler 655 00:49:37,724 --> 00:49:39,351 tekneye çıkıyordu. 656 00:49:41,978 --> 00:49:44,398 Triyaj belirlemeye başladık. 657 00:49:45,107 --> 00:49:49,444 Onları oturttuk. Yanık acısını 658 00:49:49,528 --> 00:49:52,197 soğuk suyla hafifletmeye çalışıyorduk. 659 00:49:53,657 --> 00:49:58,120 "Beni buradan götürün. Gidelim buradan." diye bağırıyorlardı. 660 00:49:58,203 --> 00:50:00,997 Botlar geldi! Geldiler! 661 00:50:01,081 --> 00:50:03,792 -Aman tanrım. -Motorunuz gidiyor. 662 00:50:04,668 --> 00:50:10,215 Yüzde 45 ilâ 80 arası yanıklar vardı. Tamamen yananlar bile vardı. 663 00:50:11,049 --> 00:50:15,095 Yüzde 45'ten sonra hayatta kalma oranları önemli ölçüde düşüyor. 664 00:50:15,178 --> 00:50:17,931 Sahile döndükten bir saat kadar sonra 665 00:50:19,558 --> 00:50:24,312 ölecek insanlarla karşı karşıya olduğunu anlıyorsun. 666 00:50:28,150 --> 00:50:30,527 Oldukça vahim bir durumdu. 667 00:50:32,195 --> 00:50:35,240 O aşamada teknenin kapasitesi dolmuştu. 668 00:50:36,158 --> 00:50:40,287 Olabildiğince hızlı bir şekilde sahile dönmek zorundaydık. 669 00:50:42,247 --> 00:50:46,001 BİRKAÇ PHOENIX MÜRETTEBATI ADADA KALIP 670 00:50:46,084 --> 00:50:48,253 KAZAZEDELERİ ARAMAK İÇİN GÖNÜLLÜ OLDU. 671 00:50:48,336 --> 00:50:53,341 SONRA TEKNE, ANA KARAYA OLAN 90 DAKİKALIK YOLCULUĞUNA BAŞLADI. 672 00:50:54,968 --> 00:50:59,181 PATLAMADAN 30 DAKİKA SONRA 673 00:51:06,730 --> 00:51:08,940 Karım beni aradı. 674 00:51:09,024 --> 00:51:11,818 "Whakaari'den devasa bir duman yükseliyor, her şey 675 00:51:12,569 --> 00:51:13,445 yolunda mı?" dedi. 676 00:51:14,029 --> 00:51:17,240 Ben de "Sanırım." dedim. 677 00:51:17,324 --> 00:51:20,118 "Hiçbir şey duymadım ama Hayden bize söylerdi." dedim. 678 00:51:21,703 --> 00:51:23,955 Açıklığın arasından okyanusa doğru baktım. 679 00:51:24,039 --> 00:51:27,834 Büyük bir duman bulutu yükselmişti. 680 00:51:33,799 --> 00:51:36,676 Sahil kenarından giderken 681 00:51:36,760 --> 00:51:40,555 kocaman bir bulutun farkına vardım. 682 00:51:40,639 --> 00:51:42,933 Olağandan büyük ve kesinlikle daha koyuydu. 683 00:51:46,937 --> 00:51:51,858 Bakarken "Bir şeyler oluyor." dedim. 684 00:51:55,779 --> 00:51:59,157 Volcanic Air, bir patlama olduğuna dair bir mesaj yayınlamıştı. 685 00:51:59,741 --> 00:52:04,538 Whakatāne sahilinde yer alan yanardağ kameralarından birine 686 00:52:04,621 --> 00:52:06,790 bakma fırsatım oldu. 687 00:52:06,873 --> 00:52:09,584 GEONET YANARDAĞ KAMERASI 9 ARALIK 2019 688 00:52:09,668 --> 00:52:11,670 Harekete geçmeyip 689 00:52:11,753 --> 00:52:15,048 hiçbir şey yapmadan oturmak gibi bir seçeneğin olmadığı çok açıktı. 690 00:52:15,632 --> 00:52:17,259 Adada insanlar olduğunu biliyorduk. 691 00:52:17,342 --> 00:52:21,179 Yardım imkânlarımız vardı. 692 00:52:21,263 --> 00:52:24,432 Yapacak doğru şey buydu ve biz de bunu yaptık. 693 00:52:25,725 --> 00:52:27,227 Her şeyde olduğu gibi, 694 00:52:27,310 --> 00:52:30,814 olay anında karar verme zamanı geldiğinde 695 00:52:31,314 --> 00:52:34,568 ya yaparsın ya yapmazsın. Ben yaptım. 696 00:52:36,862 --> 00:52:39,614 Tim'i aradım ve "Ben gidiyorum." dedim. 697 00:52:39,698 --> 00:52:42,033 "Tamam, orada görüşürüz." dedi. 698 00:52:43,618 --> 00:52:46,413 Benimle çalışan çok deneyimli iki kişiyi aradım. 699 00:52:46,496 --> 00:52:49,624 "Bir helikopteri gitmeye hazırlayın. Yakıt doldurun, 700 00:52:49,708 --> 00:52:53,753 ihtiyacımız olabileceğini düşündüğünüz malzemeleri alın. 701 00:52:53,837 --> 00:52:56,214 Fazladan maske ve biraz su da alın." dedim. 702 00:52:58,008 --> 00:53:03,221 Sonra onlar kalktı. Birkaç dakika sonra da ben kalktım. 703 00:53:06,516 --> 00:53:10,729 PATLAMADAN 40 DAKİKA SONRA 704 00:53:12,105 --> 00:53:14,441 Telsizdeki konuşmaları duyabiliyordum. 705 00:53:15,400 --> 00:53:17,944 John Funnell'in sesini o zaman duydum. 706 00:53:23,283 --> 00:53:25,201 Aslında ben 707 00:53:25,785 --> 00:53:28,872 uçağımla Whakatāne'de uçuyordum. 708 00:53:28,955 --> 00:53:31,041 Yeni ekipmanları test ediyordum. 709 00:53:32,417 --> 00:53:38,131 Mark Law'un telsizden, sabit kanatlı çağrısında bulunduğunu duydum. 710 00:53:40,675 --> 00:53:44,638 Bir aracı istasyon veya iletişimi sağlama aracı olarak 711 00:53:44,721 --> 00:53:48,016 yukarıda daireler çizecek birine ihtiyacımız vardı 712 00:53:48,099 --> 00:53:52,646 çünkü Beyaz Ada'da cep telefonu çok az çekiyor. 713 00:53:54,356 --> 00:53:59,527 Orada sabit bir telsiz veya herhangi bir telsiz sistemi yok. 714 00:54:02,739 --> 00:54:04,908 Gönüllü yardım ettim. 715 00:54:07,869 --> 00:54:11,247 Bolca yakıtım ve oradan kaçma kabiliyetim vardı. 716 00:54:12,040 --> 00:54:15,919 Gitmemeyi bir an bile düşünmedim. 717 00:54:44,447 --> 00:54:46,908 Kazazedeler teknenin her yerinde yatıyordu. 718 00:54:46,992 --> 00:54:48,660 Önde, kıçta. 719 00:54:48,743 --> 00:54:51,413 Görevimizi yapıyorduk. İnsanlara yardım ediyorduk. 720 00:54:51,496 --> 00:54:54,124 Bence teknedeki herkesin epey yardımı dokundu. 721 00:54:57,127 --> 00:55:00,046 Soyulmuş ellerle, 722 00:55:00,130 --> 00:55:05,427 bacaklarla, yüzlerle baş ediyorduk ama yanıklar bundan çok daha kötüydü. 723 00:55:07,679 --> 00:55:10,765 "Giysiyi geçip insanı yakan 724 00:55:10,849 --> 00:55:15,061 ama giysiyi yakmayan şey nedir?" diye düşündüğüm 725 00:55:15,145 --> 00:55:17,272 önemli bir anı hatırlıyorum. 726 00:55:19,065 --> 00:55:25,822 Buharın, bizim göremediğimiz çok daha kötü yaralanmalara neden olduğunu fark ettim. 727 00:55:27,991 --> 00:55:29,492 Kamarada bize yer yoktu. 728 00:55:29,576 --> 00:55:32,871 Soğuk hava ve güneşin altında üzerimize tuzlu su sıçrayarak 729 00:55:32,954 --> 00:55:36,583 teknenin pruvasında gittik. 730 00:55:36,666 --> 00:55:39,377 Dönüş yolu korkunçtu. 731 00:55:48,178 --> 00:55:50,722 Sürekli ufka bakarak "Hâlâ nasıl varmadık? 732 00:55:51,306 --> 00:55:54,434 Saatler geçti." diye düşündüm 733 00:55:54,517 --> 00:55:59,439 ama teknenin tam kapasite ilerlediğini duyabiliyorduk. 734 00:55:59,522 --> 00:56:04,360 "Devam et tekne. Devam et Phoenix." diyorduk. 735 00:56:12,160 --> 00:56:14,829 Phoenix'te 26 yaralı 736 00:56:14,913 --> 00:56:17,332 veya ağır yaralı vardı. 737 00:56:20,376 --> 00:56:22,420 "Lanet olsun, yardım edilecek 738 00:56:22,504 --> 00:56:27,884 hâlâ bir tekne dolusu insan var." diye düşündüm. 739 00:56:28,551 --> 00:56:35,308 PATLAMA ALANINA EN YAKIN YER OLAN KRATER KENARINDA 21 KİŞİ KALDI. 740 00:56:39,854 --> 00:56:42,190 Asit gölüne yakındım. 741 00:56:42,273 --> 00:56:47,320 Acı içinde oturmuş sallanıyordum. 742 00:56:49,322 --> 00:56:53,952 Bütün bedenim sızlıyordu. Kollarımın gri külle kaplı olduğunu 743 00:56:54,536 --> 00:56:56,204 görebiliyordum. 744 00:57:00,583 --> 00:57:04,045 "Burada öleceğim. Buraya kadar." diye düşünüyordum. 745 00:57:06,047 --> 00:57:12,637 Altıdan fazla insanın arasına oturmuştum. Ölen veya ölmek üzere olan insanlardı. 746 00:57:14,556 --> 00:57:18,601 O an sesler yavaşça dağılmaya başlamıştı. 747 00:57:19,477 --> 00:57:21,896 Çığlıklar seyrelmişti. 748 00:57:22,647 --> 00:57:27,986 Ağlamaların sesi kısılmıştı. 749 00:57:29,362 --> 00:57:33,116 İlk bir saat içinde tıbbi yardım alırsanız 750 00:57:33,199 --> 00:57:37,036 travmayı atlatma ihtimalinin en yüksek olduğunu biliyordum. 751 00:57:39,873 --> 00:57:42,000 Orada yarım saat oturduktan sonra 752 00:57:42,083 --> 00:57:44,419 kimsenin gelmeyeceğini fark ettim. 753 00:57:47,088 --> 00:57:49,174 Ve kendime geldim. 754 00:57:51,217 --> 00:57:55,096 "Ayağa kalk ve gidip yardım bul." 755 00:57:58,975 --> 00:58:01,769 Ayağa kalkıp ebeveynlerimden uzaklaşmak 756 00:58:01,853 --> 00:58:06,149 yaptığım en zor şeylerden biriydi. 757 00:58:11,404 --> 00:58:16,284 O gücü bulduğumda da yürümekten ziyade 758 00:58:16,367 --> 00:58:22,457 sendeliyordum. Kendimi zorla yürütmeye çalışıyordum. 759 00:58:32,342 --> 00:58:34,844 Geri dönüş yolculuğunun 15 veya 20. dakikasında 760 00:58:35,553 --> 00:58:38,014 insanlar "Suya ihtiyacım var!" 761 00:58:38,097 --> 00:58:40,391 diye bağırmaya başladılar. 762 00:58:43,311 --> 00:58:46,981 Matt ve Lauren'a elimizden geleni yaptık. 763 00:58:47,065 --> 00:58:48,399 Öndekiler de. 764 00:58:50,735 --> 00:58:52,320 İlk yardım çantamdakiler, 765 00:58:52,904 --> 00:58:56,407 çantanın kendisinden daha değersizdi. 766 00:58:58,660 --> 00:59:04,791 İlk yardım çantamdakileri ters çevirip döktüm ve suyla doldurmaya başladım. 767 00:59:07,544 --> 00:59:11,965 Ellerine, açıkta gördüğümüz her yerlerine 768 00:59:12,549 --> 00:59:14,968 soğuk su dökmeye başladık. 769 00:59:18,346 --> 00:59:21,599 Herkes rahatlamak için çığlık atıyordu. 770 00:59:21,683 --> 00:59:23,977 Sanırım o zaman hepimiz elimizden geleni yapıyorduk. 771 00:59:25,478 --> 00:59:31,359 Birkaç kez "Oturman lazım, muhtemelen çok fazla kül soludun." dediler 772 00:59:31,943 --> 00:59:37,448 ancak öyle bir durumda oturmak çok zor. 773 00:59:37,532 --> 00:59:39,284 Devam ediyorsun. 774 00:59:43,329 --> 00:59:47,083 Beni sıcak tutmak için bir battaniyeye sardılar. 775 00:59:47,166 --> 00:59:53,089 Geoff Hopkins bile beni ısıtmak için zora girdi. 776 00:59:55,842 --> 01:00:00,305 Bana "Başaramayacağım." dedi. 777 01:00:04,309 --> 01:00:10,773 "Evet, başaracaksın. Hayatının sonu gelmedi. 778 01:00:13,526 --> 01:00:15,820 Önünde nice seneler var." 779 01:00:19,407 --> 01:00:23,286 Benden elini tutmamı istedi 780 01:00:23,369 --> 01:00:28,082 ama tutamadım çünkü çok kötü yanmıştı. 781 01:00:30,376 --> 01:00:34,297 Normalde dindar biri değilim ama Tanrı'ya dua edip 782 01:00:34,380 --> 01:00:37,467 canımı almasını istedim. 783 01:00:38,217 --> 01:00:45,058 Böylece daha fazla acı çekmezdim. Orada bilincimi yitirdim. 784 01:00:53,483 --> 01:00:55,401 Nefes almak çok zordu. 785 01:00:56,611 --> 01:00:59,697 Ayaklarım ağırlaşmıştı. 786 01:01:01,949 --> 01:01:06,245 İlerlemeye devam etmek için attığım her adımda büyük efor sarf ediyordum. 787 01:01:10,166 --> 01:01:14,837 Güvenlik brifinginde Hayden'ın bize akarsuyu sahile kadar 788 01:01:14,921 --> 01:01:17,423 takip etmemizi söylediğini hatırladım. 789 01:01:19,092 --> 01:01:22,929 Akarsuyu geçmem gereken bir yerden döndüm. 790 01:01:24,472 --> 01:01:30,228 Çok sıcaktı, yanıyordu. Ben de üzerinden atlamak zorundaydım. 791 01:01:32,605 --> 01:01:36,693 Yapmak istediğim tek şey yine oturmaktı 792 01:01:37,944 --> 01:01:43,991 ama mola verip oturursam tekrar kalkamayacağımı biliyordum. 793 01:01:48,246 --> 01:01:50,540 Adaya vardığımda hâlâ önemli ölçüde 794 01:01:50,623 --> 01:01:53,793 kül püskürtüyordu. 795 01:01:54,669 --> 01:01:57,714 Koca bir kül ve buhar kütlesi vardı. 796 01:01:59,382 --> 01:02:02,301 "Tamam, etrafa bir göz atayım." diye düşünüp 797 01:02:04,178 --> 01:02:06,514 kratere uçtum. 798 01:02:08,182 --> 01:02:11,561 Aşağı bakıp "Bu bir insana benziyor." dediğimi hatırlıyorum. 799 01:02:11,644 --> 01:02:12,854 "Daha fazlası var gibi. 800 01:02:14,105 --> 01:02:15,898 Hayır, sanki bir adam oturuyor." 801 01:02:17,191 --> 01:02:20,111 Sonra da "Bir dakika, çok daha fazlası var." diye düşündüm. 802 01:02:23,239 --> 01:02:26,367 Telsizlerle ve cep telefonuyla uçmaya çalışıyordum. 803 01:02:27,618 --> 01:02:31,831 Kül bulutunun geldiği yöne karşı uçuyordum. 804 01:02:31,914 --> 01:02:33,750 Bir yanda ileri geri gidiyordum. 805 01:02:36,169 --> 01:02:40,506 Yetkililerin plan yapıp gerekli olduğunda daha fazla kaynak yönlendirmeleri için 806 01:02:41,090 --> 01:02:44,010 onlara durumun ne kadar kötü olduğu hakkında 807 01:02:44,093 --> 01:02:46,345 bilgi vermek gerektiğini biliyordum. 808 01:02:47,305 --> 01:02:50,183 Mark'a, "Ölü ve yaralıların sayısını 809 01:02:50,266 --> 01:02:51,684 öğrenmemiz lazım." dedim. 810 01:02:55,313 --> 01:02:58,274 Çok toz olan birkaç yere inmeye çalıştım. 811 01:02:58,357 --> 01:03:03,070 Tahta helikopter pistlerimden birini gördüm 812 01:03:03,154 --> 01:03:04,071 ve ona yöneldim. 813 01:03:04,155 --> 01:03:07,158 Toz ve dumanın içine uçtum. 814 01:03:09,660 --> 01:03:15,708 Helikopteri çalışır hâlde bıraktım. Maskemi alıp atladım. 815 01:03:18,961 --> 01:03:21,339 Derede ayak izlerine rastladım. 816 01:03:26,761 --> 01:03:29,680 Adaya nasıl yaklaşacağımı planlamaya odaklanmıştım. 817 01:03:30,431 --> 01:03:32,558 Çok tozluydu. 818 01:03:33,142 --> 01:03:36,312 İnerken çok dikkat etmek zorundaydık. 819 01:03:38,856 --> 01:03:44,487 Başta maskemi unuttum ve dışarıda nefes almanın zor olduğunu fark ettiğimde 820 01:03:44,570 --> 01:03:47,657 helikopterden henüz çok uzaklaşmamıştım. 821 01:03:47,740 --> 01:03:49,826 Çok zordu. Maskesiz olmuyordu. 822 01:03:55,873 --> 01:03:58,167 Birini gördüm, sonra birini daha gördüm. 823 01:03:59,126 --> 01:04:01,212 Biraz daha ileride başkalarını gördüm. 824 01:04:02,129 --> 01:04:04,841 Bilinçleri pek yerinde değildi. 825 01:04:05,633 --> 01:04:09,428 Bazıları, diğerlerinden daha yüksek sesle bağırıyordu. 826 01:04:14,267 --> 01:04:17,603 Orada yaşananların bir resmini çizebilirim. 827 01:04:19,480 --> 01:04:22,900 Sürekli yardıma ihtiyaç duyan insanlar buluyorduk. 828 01:04:22,984 --> 01:04:27,154 Yaşadığımız şeyin büyük bir felaket olduğunu 829 01:04:27,238 --> 01:04:30,074 hemen ve açık bir şekilde anladım. 830 01:04:34,787 --> 01:04:36,414 Adamlarımı arayıp 831 01:04:36,497 --> 01:04:39,375 onlara brifing verdim. "Burada çok fazla insan var." dedim. 832 01:04:40,293 --> 01:04:41,460 "Çoğu ölmüş. 833 01:04:41,544 --> 01:04:45,131 Hayatta kalan çok fazla kişi var ve hepsini alacağız." 834 01:04:48,551 --> 01:04:52,179 Bilgileri hava trafik kontrole aktarıyorduk. 835 01:04:53,514 --> 01:04:58,686 Böylece iki Westpac kurtarma helikopterini Beyaz Ada'ya yönlendirdiler. 836 01:05:02,189 --> 01:05:06,193 "Burada çok fazla acı çeken insan var 837 01:05:06,277 --> 01:05:09,280 ve elimizde tıbbi ekipman yok." dedim. 838 01:05:09,363 --> 01:05:11,908 "Sedyeli helikopterimiz yok. 839 01:05:11,991 --> 01:05:15,453 Adada size ihtiyacımız var." 840 01:05:18,998 --> 01:05:20,291 Direkt cevap verdiler. 841 01:05:20,374 --> 01:05:21,918 "Hemen geliyoruz." 842 01:05:22,710 --> 01:05:25,338 Mark'ı arayıp "Yardım geliyor." dedim. 843 01:05:25,421 --> 01:05:28,257 "Yakında düzelecek." 844 01:05:29,884 --> 01:05:32,637 O an yerdeki insanlarla 845 01:05:32,720 --> 01:05:34,513 ilgilenmeye başladık. 846 01:05:34,597 --> 01:05:36,599 Solunum yollarını, 847 01:05:36,682 --> 01:05:40,728 burunlarını temizleyip bazılarını kurtarma pozisyonuna alıyorduk. 848 01:05:40,811 --> 01:05:43,814 Gaz maskelerini geri takıyorduk. 849 01:05:43,898 --> 01:05:45,775 Hafifçe su sürüyorduk. 850 01:05:46,651 --> 01:05:49,362 Daha fazla yardım gelene kadar devam ediyorduk. 851 01:05:50,404 --> 01:05:52,073 Üstümüze hâlâ kül yağıyordu. 852 01:05:52,156 --> 01:05:57,244 Duman bulutunun içinde bir şeyler oluyordu ve şiddetli patlama sesleri duyuyorduk. 853 01:05:59,872 --> 01:06:01,749 Neyse. Devam ettim. 854 01:06:10,883 --> 01:06:14,136 Whakatāne Sahil Güvenlik teknesi Whakatāne'ye dönüş yolunun ortalarında 855 01:06:14,220 --> 01:06:17,181 Phoenix'le karşılaşıp yanına çekti. 856 01:06:17,264 --> 01:06:20,935 Kaptan, teknede birden fazla kişinin durumunun kritik olduğunu söyledi. 857 01:06:21,018 --> 01:06:23,270 Dönüş yolculuğunda ambulans personelinin 858 01:06:23,354 --> 01:06:27,400 onlara yardım etmesi için Phoenix'e binmesine karar verildi. 859 01:06:27,483 --> 01:06:30,361 Sağlık görevlileri atladı ve tekrar yola koyulmuştuk. 860 01:06:33,739 --> 01:06:38,327 Sağlık görevlileri devralacak diye bekliyordum 861 01:06:38,911 --> 01:06:44,125 ama aslında büyük bir çantaları olmasına rağmen 862 01:06:44,208 --> 01:06:47,044 o çantada yardımı dokunacak hiçbir şey yoktu. 863 01:06:48,212 --> 01:06:51,215 Sağlık görevlileri sadece "Yaptığınızı yapmaya devam edin." dedi. 864 01:06:51,298 --> 01:06:53,801 "Rahatlatmaya devam edin. Yapacak başka bir şey yok." 865 01:07:04,020 --> 01:07:07,106 İnsanlar kıyıda, nehir ağzı boyunca 866 01:07:07,189 --> 01:07:08,566 toplanmaya başladı. 867 01:07:08,649 --> 01:07:12,111 Çok fazla ambulans ve polis vardı. 868 01:07:13,863 --> 01:07:16,490 Ön saftaki acil servis kadrolarının 869 01:07:16,574 --> 01:07:20,327 her üyesi orada gibiydi. 870 01:07:22,913 --> 01:07:25,374 Teknelerin geri döndüğünü öğrendiğimizde 871 01:07:25,458 --> 01:07:28,461 onlar için gidip iskeleyi boşalttım 872 01:07:28,544 --> 01:07:31,672 çünkü ilk iskeleye yanaşıp insanları indireceklerini biliyordum. 873 01:07:35,926 --> 01:07:38,054 Teknelerden inen insanlar için 874 01:07:38,137 --> 01:07:41,599 triyajı nereye kurabileceğimizi belirlemeye çalışıyorduk. 875 01:07:46,395 --> 01:07:49,690 İnkar ediyordum, inanamıyordum. 876 01:07:51,108 --> 01:07:54,403 Aklımdan "Hayden'ı aramalıyım." diye geçirdim. 877 01:07:54,487 --> 01:07:57,531 Aramaya çalıştım ama açan olmadı. 878 01:07:58,741 --> 01:08:01,118 Sanırım küçük bir topluluk olunca 879 01:08:01,202 --> 01:08:04,205 bağlantı ağınız biraz daha geniş oluyor. 880 01:08:04,288 --> 01:08:06,999 Karım, aile dostumuzu arayıp 881 01:08:08,209 --> 01:08:10,377 her şeyin yolunda olup olmadığını sordu. 882 01:08:10,461 --> 01:08:12,546 O da "Hiç iyi değil." dedi. 883 01:08:17,426 --> 01:08:19,720 Çocukları alıp aceleyle kasabaya gittim. 884 01:08:23,099 --> 01:08:25,309 Whakatāne'ye, 885 01:08:25,392 --> 01:08:27,645 doğruca Beyaz Ada Turları'na gittik. 886 01:08:28,813 --> 01:08:33,275 Her yerde ambulanslar ve polisler vardı. 887 01:08:33,359 --> 01:08:39,406 Tüm aile oradaydı. Haber almayı bekliyorduk. 888 01:08:50,376 --> 01:08:53,170 Kayalık bir yüzeye ulaştım. 889 01:08:53,921 --> 01:08:57,007 Suyu görebiliyordum. Ben de 890 01:08:57,591 --> 01:09:00,136 "Başardım." diye düşündüm. Hemen önümde 891 01:09:00,219 --> 01:09:03,222 Phoenix'in mürettebatından biri vardı. 892 01:09:04,348 --> 01:09:06,851 Elindeki telsize 893 01:09:06,934 --> 01:09:10,980 "Bu kadar yeter, toplanma zamanı." gibi bir şey diyordu. 894 01:09:12,773 --> 01:09:16,610 Bunu duyduğum gibi son kalan enerjimle bağırdım. 895 01:09:17,444 --> 01:09:18,821 Daha çok bir çığlık gibiydi. 896 01:09:20,531 --> 01:09:24,577 Gözlerini kocaman açarak döndü. 897 01:09:25,369 --> 01:09:29,123 Suratında "Lanet olsun." der gibi şok olmuş bir ifade vardı. 898 01:09:30,291 --> 01:09:32,877 Hemen "Yaşayan var." dedi. 899 01:09:32,960 --> 01:09:35,838 "Gidelim." 900 01:09:36,547 --> 01:09:39,717 Kollarımı omzuna attığımda 901 01:09:39,800 --> 01:09:42,636 sadece "Ailem." dediğimi hatırlıyorum. 902 01:09:42,720 --> 01:09:48,851 O anda tek yapmak istediğim şey, onu herkesin bulunduğu yere 903 01:09:48,934 --> 01:09:50,102 götürmeme izin vermesiydi. 904 01:09:52,021 --> 01:09:56,442 "Geçti. Seni şimdi tekneye götüreceğiz." dedi. 905 01:09:58,527 --> 01:10:02,406 Te Puia'ya binip oradan ayrıldık. 906 01:10:14,084 --> 01:10:18,714 Hava trafik kontrolle iletişim kurmaya çalışmaktan 907 01:10:19,298 --> 01:10:22,509 zaman kavramını tamamen yitirmiştim. 908 01:10:23,219 --> 01:10:26,764 "Acil olarak yardıma ihtiyacımız var. Sürekli yeni kazazedeler buluyoruz 909 01:10:26,847 --> 01:10:28,599 ve daha çok yardıma ihtiyacımız oluyor." 910 01:10:32,478 --> 01:10:34,939 Muhtemelen beş dakika sonra geri döndüler. 911 01:10:35,022 --> 01:10:40,903 "Acil Durum Merkezi adaya gitmemenizi emretti." dediler. 912 01:10:45,783 --> 01:10:48,911 Uçuşa yasak bölge olması kararı 913 01:10:48,994 --> 01:10:52,581 daha yukarıdan gelmişti. 914 01:10:53,207 --> 01:10:58,587 Bu karar, adanın tehlikeli durumu sebebiyle alındı. 915 01:10:59,171 --> 01:11:04,718 Tüm kurtarma görevlileri için çok zehirli, asidik ve tehlikeliydi. 916 01:11:05,386 --> 01:11:08,973 Bir patlama daha olma riski yüksekti. 917 01:11:12,434 --> 01:11:14,311 Bu aşamada polis ve kurtarma görevlilerinin 918 01:11:14,395 --> 01:11:16,480 adaya gitmesi çok tehlikeli. 919 01:11:17,356 --> 01:11:21,193 Ada şu anda kül ve volkanik maddelerle kaplı durumda. 920 01:11:21,277 --> 01:11:25,322 Herhangi bir kurtarma girişiminin güvenliği için uzmanlara danışıyoruz. 921 01:11:33,956 --> 01:11:37,710 Mark'ın adadaki ekibini tekrar arayıp 922 01:11:37,793 --> 01:11:40,921 "Elindekilerle ne yapabiliyorsan yapmalısın." dedim. 923 01:11:42,840 --> 01:11:44,258 "Tek başınasın." 924 01:11:48,929 --> 01:11:50,306 "Hayır, gelmiyorlar." dedi. 925 01:11:52,141 --> 01:11:55,644 Ben de "Öyle mi? Tamam." dedim. 926 01:11:55,728 --> 01:11:59,815 Sonra B planına geçtik. 927 01:11:59,898 --> 01:12:02,860 İşi kendimiz yapacaktık. 928 01:12:03,986 --> 01:12:07,823 PATLAMADAN 80 DAKİKA SONRA 929 01:12:07,906 --> 01:12:12,411 Mark ve ekibi, ciddi yanıkları olan birçok hastayla beraber 930 01:12:12,494 --> 01:12:16,665 korkunç bir durumun içinde kalmıştı. 931 01:12:19,752 --> 01:12:22,087 Kâbuslara girecek türden bir durum. 932 01:12:26,800 --> 01:12:29,219 Bu aşamada herkesi bir araya toplayıp 933 01:12:29,303 --> 01:12:34,683 kazazedeleri tespit etmek için birlikte hareket ettik. 934 01:12:34,767 --> 01:12:36,977 Sonra da onları helikoptere bindirmeye başladık. 935 01:12:37,978 --> 01:12:40,856 "Sağ kalan herkesi bu adadan çıkartalım." diyorduk. 936 01:12:41,482 --> 01:12:45,235 İnsanları taşımaya başladığımızda yaralarının ciddiyetini fark ettik. 937 01:12:48,447 --> 01:12:51,950 Bacakları yanık içindeydi. İnsanları kaldırmaya çalışıyorduk 938 01:12:52,034 --> 01:12:53,744 ve derileri elimize yapışıyordu. 939 01:12:53,827 --> 01:12:55,496 Üstümüz başımız bu şekildeydi 940 01:12:57,456 --> 01:13:00,000 ama oturup bunu düşünecek zaman yoktu. 941 01:13:02,419 --> 01:13:05,089 Bir şekilde dayanıp insanlarla konuşuyorsunuz. 942 01:13:05,839 --> 01:13:10,219 Ne yapacağınızı söylüyorsunuz. "Pekâlâ, helikoptere biniyorsun. 943 01:13:11,011 --> 01:13:12,888 Şimdi seni kaldıracağız. 944 01:13:13,931 --> 01:13:16,266 Hastaneden 20 dakika uzaktasın." 945 01:13:17,768 --> 01:13:21,688 İnsanlar perişan hâlde ve neredeyse ölmüş durumdayken 946 01:13:22,272 --> 01:13:24,441 kelimeler son derece güçlüdür. 947 01:13:26,902 --> 01:13:29,029 Koltuklarımızı kaldıracak vaktimiz yoktu. 948 01:13:29,613 --> 01:13:32,116 İnsanları kaldırmamız gerekiyordu. 949 01:13:33,117 --> 01:13:37,162 İnsanları kaldırabilmek için kemerleri kullandık. 950 01:13:38,747 --> 01:13:45,045 Sonunda ilk helikoptere beş kişiyi bindirdik ve gitti. 951 01:13:49,049 --> 01:13:53,011 Sonra benimkini doldurduk ve ben havalandım. 952 01:13:57,141 --> 01:13:58,767 Helikopterde bir kişi vardı. 953 01:13:58,851 --> 01:14:00,769 Bir kişiyi daha bindirdik. 954 01:14:02,146 --> 01:14:05,274 Benim helikopterin arkasına daha fazla kişi alamadık. 955 01:14:05,899 --> 01:14:08,569 O iki kişiyle havalandım. 956 01:14:13,574 --> 01:14:17,327 Keşke helikopter daha hızlı uçsa diye düşündüğümü hatırlıyorum. 957 01:14:17,411 --> 01:14:21,248 Helikopterdeki o insanlarla geri dönerken 958 01:14:21,331 --> 01:14:23,417 aklımdan geçen tek şey buydu. 959 01:14:25,085 --> 01:14:29,631 Onlara yardım edebilmek için su verdik 960 01:14:30,549 --> 01:14:34,261 ama işte… Evet. 961 01:14:44,396 --> 01:14:48,567 Çok büyük ve müthiş bir çaba sarf ettiler. 962 01:14:49,776 --> 01:14:52,905 Yapabilecekleri başka bir şey yoktu. 963 01:14:54,114 --> 01:14:56,283 Başka kazazede kalmamıştı. 964 01:14:57,034 --> 01:15:00,162 Adada sadece ölenler kalmıştı. 965 01:15:01,747 --> 01:15:08,086 12 YARALI, ANA KARAYA ÜÇ HELİKOPTERLE TAŞINDI. 966 01:15:08,170 --> 01:15:13,175 ÖLEN SEKİZ KAZAZEDE ADADA KALDI. 967 01:15:21,808 --> 01:15:25,562 PATLAMADAN İKİ SAAT SONRA 968 01:15:25,646 --> 01:15:30,108 Adaya yaklaşırken Kaptan Mike, 969 01:15:30,192 --> 01:15:33,612 "Sıkı tutunun çünkü son hızda geçeceğiz." dedi. 970 01:15:37,241 --> 01:15:39,660 Tekne kordonu geçtiğinde durmadı. 971 01:15:39,743 --> 01:15:42,371 Nehirde aynı hızda devam etti. 972 01:15:43,080 --> 01:15:44,831 İlk defa böyle bir şey görüyorduk. 973 01:15:46,208 --> 01:15:50,170 "Bu tekne boşuna son hızda gelmiyor." diye düşündüğümü hatırlıyorum. 974 01:15:54,925 --> 01:15:57,970 Bir sürü sağlık görevlisi, polis, 975 01:15:58,053 --> 01:16:00,055 itfaiyeci vardı 976 01:16:00,138 --> 01:16:04,643 ve hepsi gözünü dört açmış 977 01:16:04,726 --> 01:16:07,437 gördüklerini anlamaya çalışıyordu. 978 01:16:07,521 --> 01:16:10,190 KASABA DEVRİYESİ 979 01:16:10,274 --> 01:16:11,733 Sanırım hepsi şok içindeydi. 980 01:16:15,988 --> 01:16:19,825 Yaralıları ilk o zaman gördük. 981 01:16:20,784 --> 01:16:26,039 Hiç yanardağ patlamasına maruz kalmış 982 01:16:26,123 --> 01:16:30,168 bir insan bedeni görmediğimden nasıl olabileceği konusunda 983 01:16:32,838 --> 01:16:33,672 pek emin değildim. 984 01:16:38,093 --> 01:16:43,223 Elinde bir sürü streç filmle gelen bir polis memurunu hatırlıyorum. 985 01:16:45,267 --> 01:16:47,436 Yanık yaralarını kapatmak için yerel marketlerden 986 01:16:47,519 --> 01:16:49,813 ne buldularsa almaya çalıştılar. 987 01:16:51,523 --> 01:16:54,234 Geoff'in, sağlık görevlilerine "Önce onu indirin. 988 01:16:54,318 --> 01:16:57,279 Onun durumu kritik." diye bağırdığını duydum. 989 01:16:58,572 --> 01:17:03,744 Matt tekneden yürüyerek inince hayrete düştüm. 990 01:17:04,620 --> 01:17:07,331 Ondan ayrılmak istemediğimi açıkça belirtmiştim. 991 01:17:07,914 --> 01:17:11,460 Bu yüzden onunla birlikte ambulansa binmeme izin verdiler. 992 01:17:13,837 --> 01:17:16,673 Bulunduğum yerde üç kişi vardı. 993 01:17:18,759 --> 01:17:22,888 İçlerinden biri aniden düştü. 994 01:17:22,971 --> 01:17:23,972 Üstüme düştü 995 01:17:24,806 --> 01:17:25,891 ve… 996 01:17:27,017 --> 01:17:29,102 Sanırım o anda 997 01:17:29,895 --> 01:17:31,980 bana özel bir an yaşadım. 998 01:17:32,064 --> 01:17:33,565 POLİS 999 01:17:34,566 --> 01:17:37,402 Ayağa kalkıp derin bir nefes aldığımı, arkamı dönüp 1000 01:17:38,362 --> 01:17:40,447 nehrin diğer tarafına baktığımı hatırlıyorum. 1001 01:17:41,073 --> 01:17:42,199 Sonra geri döndüm 1002 01:17:42,783 --> 01:17:46,411 ve yapmamız gerekeni çok iyi biliyordum. 1003 01:17:49,665 --> 01:17:52,084 İtfaiye, ambulans ve polis oradaydı. 1004 01:17:52,167 --> 01:17:55,128 O kalabalığın içinde nasıl olduysa 1005 01:17:55,212 --> 01:17:57,506 annemle kız kardeşimi gördüm. 1006 01:17:57,589 --> 01:18:00,676 "Beni böyle görmemeliler." diye düşündüğümü hatırlıyorum. 1007 01:18:00,759 --> 01:18:02,928 AMBULANS 1008 01:18:03,011 --> 01:18:06,640 Ayağa kalktım ama kol ve bacaklarımı kontrol edemiyordum. 1009 01:18:07,224 --> 01:18:11,561 Teknenin yanına doğru tuhaf bir şekilde yürümek zorunda kaldım. 1010 01:18:13,188 --> 01:18:15,399 Doğruca ambulansa gittim 1011 01:18:15,482 --> 01:18:18,485 çünkü beni o kadar acı çekerken görmelerini istemedim. 1012 01:18:21,071 --> 01:18:23,407 Beyaz Ada'daki yanardağ patlamasından getirilen 1013 01:18:23,490 --> 01:18:27,160 ilk yaralıların yanıklara maruz kaldığı açıkça görülüyor. 1014 01:18:27,244 --> 01:18:29,579 Elbette henüz bulunamayanlar da var. 1015 01:18:29,663 --> 01:18:32,791 Yirmi ağır yaralı olduğunu düşünüyoruz. 1016 01:18:39,423 --> 01:18:41,758 Hemen kasabaya gittim. 1017 01:18:46,722 --> 01:18:48,390 Annemle babam oradaydı. 1018 01:18:53,729 --> 01:18:56,565 Kaptanlardan biri "Hayden çıkmadı." dedi. 1019 01:18:56,648 --> 01:18:58,650 "O çıkmadı." 1020 01:18:59,234 --> 01:19:01,737 Nerede olduğunu da kesin olarak bilmiyordu. 1021 01:19:01,820 --> 01:19:05,782 "Olamaz, nasıl olur?" dedik. 1022 01:19:06,783 --> 01:19:11,163 Helikopterde olup olmadığını bilmiyordu. Emin değildi. 1023 01:19:13,415 --> 01:19:16,334 Gazı köklemiş, olabildiğince hızlı gidiyorduk. 1024 01:19:17,502 --> 01:19:19,212 Muhtemelen 120 knot vardı. 1025 01:19:20,505 --> 01:19:23,884 Acil Kurtarma Ekibi bütün hastalarla birlikte 1026 01:19:23,967 --> 01:19:26,219 havalimanına gitmemiz talimatını verdi 1027 01:19:27,220 --> 01:19:29,181 ama ben "Hayır, öyle yapmıyoruz." dedim. 1028 01:19:29,264 --> 01:19:30,307 "Hastaneye gidiyoruz." 1029 01:19:30,390 --> 01:19:32,184 WHAKATANE HASTANESİ ACİL SERVİS 1030 01:19:32,267 --> 01:19:35,896 Boşa zaman kaybıydı. 1031 01:19:36,646 --> 01:19:41,109 Acil Kurtarma Ekibi bizi bir kez yüzüstü bırakmıştı. 1032 01:19:41,193 --> 01:19:44,488 Oraya gidince hastane de bizi yüzüstü bırakmazdı. 1033 01:19:45,781 --> 01:19:47,199 Hastaneye gideceklerdi. 1034 01:19:47,282 --> 01:19:49,743 Onlarla hemen ilgilenecek çok insan vardı. 1035 01:19:55,999 --> 01:19:59,127 "Annemle iletişimi kesince bize ne olduğunu merak edecek." 1036 01:19:59,211 --> 01:20:03,089 diye düşünmüştüm. 1037 01:20:03,715 --> 01:20:07,511 Telefonum hâlâ yanımdaydı. Birinden annemi aramasını istedim. 1038 01:20:07,594 --> 01:20:10,096 Ben arayamadım çünkü telefon parmak iziyle kilitliydi 1039 01:20:10,180 --> 01:20:11,681 ve hiç parmak izim kalmamıştı. 1040 01:20:15,143 --> 01:20:17,312 Selam anne, benim. Haberin olsun istedim 1041 01:20:17,395 --> 01:20:18,438 ve bu bir şaka değil. 1042 01:20:18,522 --> 01:20:22,192 Biz adadayken yanardağ patladı. 1043 01:20:22,275 --> 01:20:25,237 Şu anda Yeni Zelanda'da hastanedeyiz. 1044 01:20:25,320 --> 01:20:26,947 Burada ne kadar kalırım bilmiyorum 1045 01:20:27,030 --> 01:20:29,574 ama seni mümkün olduğunca haberdar etmeye çalışacağım. 1046 01:20:32,828 --> 01:20:35,497 O noktadan sonra ayrıldık. 1047 01:20:35,580 --> 01:20:38,708 Durumumun ciddiyetinin farkında değildim. 1048 01:20:38,792 --> 01:20:41,545 Yeni Zelanda'da bir aydan uzun süre komada kalacağımı 1049 01:20:41,628 --> 01:20:44,631 kesinlikle beklemiyordum. 1050 01:20:44,714 --> 01:20:50,011 Alyansımı kestiler ama kesmemeleri için 1051 01:20:50,095 --> 01:20:52,973 yalvardığımı hatırlıyorum çünkü daha yeni evlenmiştim. 1052 01:20:54,474 --> 01:20:58,728 Çok üzülmüştüm ve keserlerken bakamadım. 1053 01:21:03,775 --> 01:21:07,737 Aciliyetin olduğu bir durumdan 1054 01:21:07,821 --> 01:21:10,949 aciliyetin aniden durduğu bir duruma geçiyorsunuz. 1055 01:21:11,658 --> 01:21:14,661 Yaşadıklarımızın ne olduğunu 1056 01:21:14,744 --> 01:21:17,873 durumu profesyonel eller 1057 01:21:17,956 --> 01:21:18,915 devralana kadar 1058 01:21:18,999 --> 01:21:23,461 idrak edememiştik. 1059 01:21:25,422 --> 01:21:27,007 Karımı aradım. 1060 01:21:27,799 --> 01:21:30,886 Açtığındaysa konuşamadım. 1061 01:21:32,304 --> 01:21:35,807 Bir anda gözyaşları döküldü. 1062 01:21:38,476 --> 01:21:39,477 O aşamada 1063 01:21:39,561 --> 01:21:42,522 herkes ruhsal ve fiziksel olarak bitmişti. 1064 01:21:43,481 --> 01:21:47,277 Kız arkadaşım Jolene beni almaya geldi. 1065 01:21:47,360 --> 01:21:48,945 Ona sarılabildim. 1066 01:21:50,238 --> 01:21:53,533 Sanırım ruhsal açıdan ilk kez o anda her şeyi anladım. 1067 01:21:56,620 --> 01:22:01,625 Adada, Whakaari'de hâlâ sekiz kişi olduğunu 1068 01:22:01,708 --> 01:22:04,586 ve öldüklerini polisten duyduk. 1069 01:22:05,670 --> 01:22:07,297 Tipene de onlardan biriydi. 1070 01:22:08,131 --> 01:22:09,549 Yere yığıldım. 1071 01:22:11,676 --> 01:22:14,679 Bunu duyduğuma inanamıyordum. 1072 01:22:16,890 --> 01:22:19,225 Biz parekura deriz. Trajedi. 1073 01:22:26,316 --> 01:22:30,153 Son helikopterin de geldiği haberini alınca 1074 01:22:30,654 --> 01:22:34,324 son durum hakkında bilgi almak için Mark Law'u aradım. 1075 01:22:39,204 --> 01:22:42,624 Arkadaşları olarak 1076 01:22:42,707 --> 01:22:46,378 onlara en kısa sürede 1077 01:22:46,461 --> 01:22:47,921 haber vermeliydik. 1078 01:22:51,257 --> 01:22:55,762 "Hayden'la birlikteydik ve o, hayatını kaybetti." 1079 01:23:01,309 --> 01:23:04,813 Hayden'ı görmüştü. 1080 01:23:10,652 --> 01:23:13,446 Onu adada görmüştü ve kurtulamadığını söyledi. 1081 01:23:17,158 --> 01:23:21,705 Mark, küllerin içinde gördüğü ayak izlerini anlattı. 1082 01:23:25,208 --> 01:23:28,503 Dolaşıp son birkaç kişiye yardım edenlerin 1083 01:23:28,586 --> 01:23:31,965 Hayden'la Tipene olduğuna, 1084 01:23:32,757 --> 01:23:35,343 son anlarında huzurlu olduklarına inanıyorlar. 1085 01:23:38,972 --> 01:23:43,476 Tipene'yle Hayden'ın önce diğerlerini düşündüğüne eminim 1086 01:23:46,771 --> 01:23:49,149 ama evine dönmedi. 1087 01:23:58,742 --> 01:24:01,286 Adada iki grup olduğu artık kesinleşti. 1088 01:24:01,369 --> 01:24:04,622 Bir grup tahliye edildi, 1089 01:24:04,706 --> 01:24:06,875 diğer grup ise patlamaya yakındı. 1090 01:24:07,459 --> 01:24:11,713 Ailesi veya arkadaşları ölenler, kaybolanlar, 1091 01:24:11,796 --> 01:24:17,886 tarifsiz acınızı ve kederinizi paylaşıyoruz. 1092 01:24:17,969 --> 01:24:19,721 Sevdiğiniz insanlar, sizi ağırlayan 1093 01:24:19,804 --> 01:24:23,308 Kiwilerin yanındaydı ve acınızı paylaşıyoruz. 1094 01:24:26,352 --> 01:24:29,314 Yeni Zelanda'daki yanardağ patlamasında 1095 01:24:29,397 --> 01:24:31,399 resmî ölü sayısı şu an sekiz. 1096 01:24:31,483 --> 01:24:33,818 Dokuz kişinin öldüğü doğrulanırken 1097 01:24:33,902 --> 01:24:36,613 son olarak da genç kardeşlerden… 1098 01:24:36,696 --> 01:24:40,408 Pazartesi günkü faciada ölü sayısı en az 15'e yükseldi. 1099 01:24:44,204 --> 01:24:46,664 Kendini işine adamış bir kamu çalışanıydı. 1100 01:24:48,374 --> 01:24:51,252 21 kurbanın arasında kocası Gavin 1101 01:24:51,336 --> 01:24:53,713 ve 15 yaşındaki kızı Zoe de vardı. 1102 01:25:01,304 --> 01:25:04,808 Neler olduğunu üç hafta boyunca öğrenemedim. 1103 01:25:04,891 --> 01:25:06,476 Kimse anlatmamıştı. 1104 01:25:07,185 --> 01:25:10,814 Sonra bir arkadaşım Yanık Ünitesinde beni ziyarete geldi. 1105 01:25:11,439 --> 01:25:14,984 "Hayden nasıl? Gelmemesine şaşırdım." dedim. 1106 01:25:15,068 --> 01:25:20,073 O anda aileme baktı ve hepsi gözyaşlarına boğuldu. 1107 01:25:27,038 --> 01:25:28,832 Evet, böyle öğrendim. 1108 01:25:38,508 --> 01:25:42,387 17 Aralık'ta uyandım. 1109 01:25:45,056 --> 01:25:49,185 Acı haberi veren büyükbabam oldu. 1110 01:25:52,939 --> 01:25:56,734 Babamı hastaneye Mark Law yetiştirmiş. 1111 01:25:56,818 --> 01:26:01,197 Maalesef ağır yaralandığı için kurtulamamış. 1112 01:26:02,282 --> 01:26:06,452 Annem adada ölmüş 1113 01:26:06,536 --> 01:26:09,581 ve onu 1114 01:26:09,664 --> 01:26:14,836 birkaç gün sonra Yeni Zelanda Ordusu bulmuş. 1115 01:26:18,756 --> 01:26:24,596 Kız kardeşimin cesedinin nerede olduğunu veya ona ne olduğunu bilmiyorlar. 1116 01:26:32,061 --> 01:26:36,065 Halk masallarımıza göre 1117 01:26:36,149 --> 01:26:39,152 atamız Tītahi öldüğünde, ruhu 1118 01:26:39,736 --> 01:26:43,281 okyanusun bugünkü muhafızlarından birine dönüştü. 1119 01:26:45,074 --> 01:26:50,788 Ölenler de atamız Tītahi gibi oldu. 1120 01:26:52,248 --> 01:26:57,712 Whakaari onların sonsuza dek muhafız, yani kaitiaki olmalarını 1121 01:26:58,671 --> 01:27:02,800 uygun görüp onay verdi. 1122 01:27:03,885 --> 01:27:09,974 Asla unutulmayacakları bir zamanda yerlerini aldılar. 1123 01:27:22,528 --> 01:27:26,699 PATLAMADAN 18 AY SONRA 1124 01:27:37,794 --> 01:27:39,796 Dürüst olmamı isterseniz 1125 01:27:39,879 --> 01:27:42,590 bazı günler iyi, bazı günler değil. 1126 01:27:44,425 --> 01:27:47,679 İnsanların bana, ellerime baktığını biliyorum. 1127 01:27:49,347 --> 01:27:50,682 Hoşuma gitmiyor. 1128 01:27:50,765 --> 01:27:53,935 Hep bunları önden açıklamam gerekiyormuş 1129 01:27:54,560 --> 01:27:56,437 gibi hissediyorum. 1130 01:27:58,231 --> 01:28:01,025 Bazı günler diğerlerine göre kolay geçiyor. 1131 01:28:02,527 --> 01:28:05,363 Pekâlâ, bir tarafta brüksel lahanası. 1132 01:28:05,446 --> 01:28:07,573 Elma ve tatlı patates de diğer tarafta. 1133 01:28:09,242 --> 01:28:13,663 Kocamla yarı maratonda koşmak için antrenman yapıyoruz. 1134 01:28:13,746 --> 01:28:17,208 Koşu gibi şeylere odaklandığım günlerde 1135 01:28:17,292 --> 01:28:20,795 işler iyi gidiyor, ileriyi görebiliyorum. 1136 01:28:20,878 --> 01:28:25,091 Mutlu günleri düşünüp yanardağı geride bırakabiliyorum 1137 01:28:26,551 --> 01:28:32,557 ama evet, bazı günler çok zor geçiyor. 1138 01:28:32,640 --> 01:28:33,725 Evet. 1139 01:28:41,149 --> 01:28:44,360 Yüzük parmağımı çok iyi kullanamıyorum. 1140 01:28:44,444 --> 01:28:48,031 Bu da baskın elimde sıkıntı yaşamama neden oluyor. 1141 01:28:50,616 --> 01:28:53,828 Şu aşamada hâlâ ayda bir ameliyata giriyoruz. 1142 01:28:56,039 --> 01:29:01,461 İyileşme süreci o kadar uzun ki. 1143 01:29:04,005 --> 01:29:09,344 Patlama iki dakika sürdü ama sonuçları yıllardır sürüyor. 1144 01:29:11,888 --> 01:29:14,766 Doğanın kontrolünün kimsede olmadığını anlıyorum 1145 01:29:14,849 --> 01:29:19,145 ama bana en azından bilinçli karar verme şansı tanınmalı. 1146 01:29:19,729 --> 01:29:22,357 Şu an bildiklerimi biliyor olsaydım 1147 01:29:23,149 --> 01:29:27,195 o adaya adım atma ihtimalimiz yüzde sıfırdı. Sıfır. 1148 01:29:32,116 --> 01:29:34,994 Bot çizgimden 1149 01:29:35,078 --> 01:29:39,165 şort çizgime kadar yandım. Bacaklarımın arkasına, 1150 01:29:39,248 --> 01:29:43,252 çömeldiğim için dizlerimin arkasına bir şey olmadı. 1151 01:29:43,336 --> 01:29:46,714 Dizlerimin arkasını koruması iyi oldu. 1152 01:29:49,050 --> 01:29:51,094 Başıma gelebilecekleri biliyordum 1153 01:29:52,512 --> 01:29:54,847 ama sizin başınıza geleceğine inanmıyorsunuz. 1154 01:29:56,307 --> 01:30:01,312 Bu, doğa hakkındaki fikrimi değiştirmedi. 1155 01:30:01,395 --> 01:30:04,524 İzole bir odada yaşayamam 1156 01:30:04,607 --> 01:30:06,859 çünkü o nasıl bir hayat olur ki? 1157 01:30:10,238 --> 01:30:12,365 Sanırım artık her şeyi atlatabileceğimi biliyorum. 1158 01:30:12,448 --> 01:30:14,992 Bu da önemli bir şey. 1159 01:30:16,244 --> 01:30:19,372 Belki başkası için olmayabilir ama benim için önemli. 1160 01:30:23,793 --> 01:30:26,129 Hastanede kaldığım süre boyunca 1161 01:30:26,212 --> 01:30:30,883 iki günde bir durumumla ilgili fotoğraf çekilmeyi âdet edindim. 1162 01:30:31,717 --> 01:30:36,264 Böylece dönüp baktığımda ne kadar yol kat ettiğimi görebiliyorum. 1163 01:30:38,057 --> 01:30:40,935 17 ameliyat geçirdim. 1164 01:30:42,270 --> 01:30:45,064 Hastanede bir yıl yatabileceğim söylendi. 1165 01:30:46,816 --> 01:30:49,861 Şunu gururla söyleyebilirim ki 1166 01:30:49,944 --> 01:30:51,487 iki aydan kısa süre yattım. 1167 01:30:52,864 --> 01:30:54,407 İnatçı bir şerefsizim. 1168 01:30:54,490 --> 01:30:57,702 Pes etmem. Denemeye devam ederim. 1169 01:30:57,785 --> 01:31:02,540 Ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın bırakmam. 1170 01:31:05,126 --> 01:31:06,502 Riski hâlâ seviyorum 1171 01:31:07,461 --> 01:31:12,466 ama bence söylenmesi gereken söz, hesaplanmış risk. 1172 01:31:16,929 --> 01:31:18,347 Orada olmamalıydılar. 1173 01:31:18,973 --> 01:31:20,349 Gitmemeliydiler. 1174 01:31:23,144 --> 01:31:25,271 Evimden Whakaari'yi görebiliyorum. 1175 01:31:25,813 --> 01:31:28,441 Evimdeki her odadan görebiliyorum. 1176 01:31:30,651 --> 01:31:33,738 Açıkçası ne kadar az görürsem o kadar iyi. 1177 01:31:37,783 --> 01:31:41,579 Perdeyi kapatıp kendi hâline bırakıyorum. 1178 01:31:42,872 --> 01:31:44,373 Biraz dua ediyorum. 1179 01:31:44,957 --> 01:31:48,169 Ertesi gün de aynı şeyi yapıyorsun. 1180 01:31:48,920 --> 01:31:49,754 Evet. 1181 01:31:53,716 --> 01:31:55,843 Bence bir bakıma 1182 01:31:55,927 --> 01:31:57,762 adayı anladık. 1183 01:31:58,554 --> 01:32:00,056 Bunun bilinmeyen bir şey olduğunu. 1184 01:32:03,434 --> 01:32:05,686 Doğa Ana istediğini yapar 1185 01:32:07,355 --> 01:32:09,482 ama insan doğası da var. 1186 01:32:09,565 --> 01:32:13,611 Zorluklar karşısında yardıma gitmek insanın doğasında var. 1187 01:32:15,238 --> 01:32:19,659 Diğerlerine yardım için kendi hayatlarını feda etmeye hazır olan sıradan insanlar. 1188 01:32:21,494 --> 01:32:25,539 Dünyadaki iyi insanları iyi yapan budur. 1189 01:32:30,086 --> 01:32:36,384 Böylesine korkunç bir olaydan pek çok olumlu şey çıktı. 1190 01:32:37,426 --> 01:32:41,681 Topluluğun desteği çok fazla. 1191 01:32:42,723 --> 01:32:45,768 Hiçbir şeye değişmeyeceğim dostluklarım var. 1192 01:32:47,228 --> 01:32:48,437 Olumlu şeyleri görmelisiniz 1193 01:32:48,521 --> 01:32:52,149 yoksa kara bulutlar sonsuza dek peşinizi bırakmaz. 1194 01:32:55,444 --> 01:32:58,447 Sporum, meslektaşlarım, 1195 01:32:58,531 --> 01:33:00,616 arkadaşlarım, ailem. 1196 01:33:01,242 --> 01:33:04,829 Devam etmem için beni onlar zorladı. 1197 01:33:06,163 --> 01:33:09,000 Bana çok çalışmaya devam etme gücü verdiler. 1198 01:33:11,002 --> 01:33:13,754 Özellikle de büyükbabam, dayanağım. 1199 01:33:16,924 --> 01:33:18,968 En başından beri yanımda. 1200 01:33:20,886 --> 01:33:27,727 Onun sevgisi ve desteği olmasa kesinlikle bu kadar ileri gidemezdim. 1201 01:33:32,398 --> 01:33:35,401 Bileğimde yanmayan mükemmel bir nokta var. 1202 01:33:35,484 --> 01:33:37,570 Tam olarak elinin olduğu yer. 1203 01:33:37,653 --> 01:33:39,322 Şöyleydi. 1204 01:33:40,323 --> 01:33:44,368 Evet. Bu yüzden bu elim bu elime göre çok daha iyi durumda. 1205 01:33:44,452 --> 01:33:46,954 Bu elimle yumruk bile yapamıyorum. 1206 01:33:47,038 --> 01:33:49,290 Bu elimle ise tam yumruk yapabiliyorum. 1207 01:33:49,373 --> 01:33:52,001 Her zaman yanında olacağım. 1208 01:33:52,084 --> 01:33:56,756 Onu çok seviyorum ve bunun bizi daha da yakınlaştırdığını düşünüyorum. 1209 01:34:03,804 --> 01:34:07,641 "Merhaba." demek için birkaç ayda bir oraya gitmeye gayret ediyorum. 1210 01:34:07,725 --> 01:34:09,602 Hayden'ın favori içeceği Steinlager biraydı. 1211 01:34:09,685 --> 01:34:11,896 Güzel bir Kiwi birası. 1212 01:34:11,979 --> 01:34:16,317 Yanımıza bir düzine alıyoruz. Kiminle berabersek 1213 01:34:16,400 --> 01:34:19,820 oturup birkaç tane içiyoruz. Bir tane de her zaman okyanusa döküyoruz. 1214 01:34:19,904 --> 01:34:22,448 Ziyan etmeyi sevmesem de her zaman bir tanesini döküp 1215 01:34:22,531 --> 01:34:23,407 ona veriyoruz. 1216 01:34:26,744 --> 01:34:29,663 O ufak anları, o işareti arıyorsun. 1217 01:34:29,747 --> 01:34:32,666 Sanırım bunu atlatmanın yolunu arıyorsun. 1218 01:34:38,422 --> 01:34:42,343 Doğa Ana'nın ve bize yapabileceklerinin karşısında 1219 01:34:43,636 --> 01:34:49,558 insanlar olarak her zaman birbirimizin yanında olacağımızı unutmamalıyız. 1220 01:35:00,194 --> 01:35:06,283 WHAKAARI / BEYAZ ADA PATLAMASI 22 İNSANIN CANINI ALDI. 1221 01:35:08,869 --> 01:35:12,540 HİÇBİR KİŞİ YA DA KURUM ÖLÜ YA DA YARALILARIN 1222 01:35:12,623 --> 01:35:15,876 SORUMLULUĞUNU ÜSTLENMEDİ. 1223 01:35:18,087 --> 01:35:23,676 ADA TÜM ZİYARETÇİLERE KAPALIDIR. 1224 01:35:39,483 --> 01:35:41,610 ALEX PERRY'NİN OUTSIDE DERGİSİNDE YAZDIĞI 1225 01:35:41,694 --> 01:35:43,737 "BEYAZ ADA PATLAMASININ GERÇEK HİKÂYESİ" MAKALESİNE DAYANMAKTADIR. 1226 01:37:55,744 --> 01:37:58,038 Alt yazı çevirmeni: İlkim Sezen